1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
 10 Haziran 2013, Pazartesi
 

Gezi parkı direnişi ve sonrasında bütün Türkiye’ye yayılan eylemlerden medyaya da dersler çıktı. Zira eylemcilerin ilk hedefi iktidar ise, ikincisi medyaydı. Gelişmeler karşısında yeterli habercilik refleksi gösteremeyen kimi medya kuruluşları önünde protesto gösterileri yapıldı; meydanlarda medya aleyhine sloganlar atıldı.

Kuşkusuz siyasi iktidara karşı meydanlara akan tepki nasıl bir günde oluşmadıysa, medyadan duyulan rahatsızlık da bu olaya bağlı olarak ortaya çıkmadı. Yılların getirdiği bir birikim vardı ve o birikim patladı sokaklarda.

Sanırım bu tepkilerin temelinde yatan medyaya duyulan güvensizlik. Oysa güvenilirlik haberciliğin olmazsa olmazıdır. Okura güven verdiği ölçüde var olabilir; güven düzeyini yükselttiği ölçüde de saygınlığı artar medya kuruluşlarının. Güvenilirliğin yolu da gerçeği en yalın haliyle aktarma işi olan haberciliğin “editoryal bağımsızlık” zemininde yapılabilmesinden geçer.

Maalesef bu zeminde sorunlar olduğunu gözler önüne serdi Gezi Parkı eylemleri. Elbette sosyal medya, özellikle de Twitter’ın geleneksel medyanın zayıflıklarının ortaya çıkmasındaki katkısı büyük. Twitter’ın, 140 karakterle sınırlı yazı alanının hem çok dinamik ve özgür olduğu, hem de sansür girişimlerinin etkili olamadığı net biçimde anlaşıldı bu süreçte. Ama geleneksel medya Twitter karşısında sadece teknolojik olarak değil, habercilik refleksleri bakımından da hantal kaldı; haberi algılamakta ve aktarmakta gecikti.

Habercilik reflekslerindeki bu zaafı, medyanın sahiplik yapısı, gazeteciliğin toplumdaki hegemonik düşüncelerden ve genel geçer ahlak anlayışından uzaklaşamaması, gazetecilik birikiminin yetersizliği, mesleki sorunlar, örgütsüzlük, baskılar, gazeteci tutuklamaları, devlet ve siyasi iktidar ile içli dışlı oluşu gibi birçok etkene bağlayabiliriz. Biz gazeteciler oturup konuştuğumuzda bu nedenlerden hangisinin daha ağır bastığı konusunda fikir birliğine varamasak da bugün medyanın kamuya karşı sorumluluğunu tatminkâr biçimde yerine getiremediğinde anlaşabiliriz sanıyorum. 

Evet bir süredir gazetecilik açığı var bu ülkede. Kitleler yerine daha çok seçkinlerin sesine kulak veren, sokağın diline yabancılaşmış, yolsuzluklar ve sorunların üzerine cesaret ve kararlılıkla gitmeyen, güç odaklarıyla iç içe geçmiş, piyasa ekonomisinin vitrini konumunu benimsemiş bir gazetecilik hâkim. Siyasi iktidardan gelen etkilenmelere de açık olduğu aşikâr.

Durum böyle olunca Gezi Parkı eylemlerinin, hükümetten önce medyayı sarsması doğaldı. Medya, Taksim’den yükselen protestolar karşısında eylemleri görmezden gelme tavrını bıraktı. Otosansür perdeleri aniden kalkıverdi. Hatta büyük bir değişimle CnnTürk ve NTV gibi haber kanalları kendilerini eleştiren insanlara da ekranlarını açtılar.

Eylemler, şimdiden derin ve kalıcı izler bıraktı medyada. 7 Haziran günü yedi gazetenin birden Başbakan Erdoğan’ın aynı sözlerini manşet yaparak çıkması gibi “kaza”lar devam etse de önümüzdeki günlerde bu eylemlerin medyadaki dönüştürücü etkisine tanık olacağımıza eminim. Yitirilen güvenilirliği yeniden kazanmanın başka yolu da yok zaten.

 

Gazetecilere saldırılar

Gezi eylemleri sırasında alanda görev yapan gazeteci arkadaşların eylemcilerin tepkileriyle karşılaşmaları üzücüydü. Neyse ki, bu tavırdan çabuk vazgeçildi. Ama haberciler, polis şiddetinden o kadar kolay kurtulamadılar maalesef. İstanbul ve diğer kentlerde birçok gazeteci, polisin çoğu kez hedef gözeterek attığı gaz bombaları ve plastik mermilerle yaralandı. Dövülenler ve gözaltına alınanlar oldu.

Yaralanan gazetecilerden biri, Hürriyet gazetesi foto muhabiri Selçuk Şamiloğlu’ydu. Tam da fotoğraf çekmek üzereyken deklanşörün üzerindeki parmağına isabet etti plastik mermi. Parmağını kırdı, oradan sekip kafasını yardı. Hastaneye kaldırılan arkadaşımızın başına altı dikiş atıldı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası, savcılığa suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. Fakat İstanbul ve Ankara dışında yaşanan saldırıları henüz saptayamamışlar. Oluşturdukları liste demokratik bir ülkede yöneticilerin yüzlerini kızartacak uzunlukta ama TGS’ye göre hala eksik bir liste:

  • Gazeteci Ahmet Şık, BirGün gazetesi muhabiri Olgu Kundakçı, Reuters muhabiri Osman Örsal, Sol gazetesi muhabiri Onur Emre, Sözcü muhabiri Yavuz Alatan, ETHA muhabirleri Mehmet Canbek ve Serdal Işık, polisin attığı gaz bombasıyla yaralandılar.
  • ATV muhabiri Mesut Çiftçi ile ATV kameramanı İsmail Velioğlu, Taksim’de polisin attığı plastik mermilerle yaralandı.
  • Hürriyet Daily News muhabiri Emrah Gürel, polis saldırısı sonucu ayağından yaralandı.
  • Kanal D Ankara temsilcisi Erhan Karadağ gözaltına alındı.
  • Sol gazetesi Ankara muhabiri Fatoş Kalaçay darp edilerek gözaltına alındı.
  • Evrensel gazetesi ve Hayat TV muhabiri İsmail Afacan, TOMA aracından sıkılan tazyikli suyun gözüne gelmesiyle kör olma tehlikesi geçirdi.
  • Milliyet muhabiri Hüseyin Özdemir, gazın etkisiyle baygınlık geçirdi.
  • Taraf muhabiri Tuğba Tekerek’in kolunu kıvıran polis, Tekerek’e küfretti.
  • İMC televizyonu kameramanı Özgür Söylemez ve İMC televizyonu Ankara muhabiri Eren Güvendik, ayağından yaralandı.
  • Ulusal Kanal kameramanı Bülent Ünal’ın kulağı yırtıldı. Ulusal Kanal kameramanı Serkan Bayraktar ile Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Mustafa Kaya olay yerinden canlı yayın yaparken gözaltına alındılar.

O zor koşullarda görev yapan gazetecileri yaralayan, döven, tartaklayan polisler soruşturulup cezalandırılmayacak mı? Basın meslek örgütleri ve medya kuruluşları, saldırganların peşini bırakmamalı. Kimse sokaklarda, alanlarda koşuşturan gazetecileri sahipsiz sanmasın.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 10 HAZİRAN 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr