1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda.  Haberlerin peşinden koştum; haber trafiği yönettim, söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım. Dokuz yıl boyunca sürdürdüğüm Hürriyet gazetesi Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevinden 4 Mart 2019’da ayrıldım. Artık mesleğime "Medya ombudsmanı" olarak katkıda bulunmayı hedefliyorum.  Okurlardan da somut örnekler üzerinden medya eleştirileri bekliyorum.

Faruk Bildirici


 SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
 03 Haziran 2013, Pazartesi
 

Son zamanlarda okurlardan gelen eleştirilerin ağırlığı, yayımlananlardan çok yayımlanmayanlarla ilgili. Bazen haberlerle ilgili yorumların Hürriyet internette yayına verilmemesini, bazen de bir gelişmenin internet ve gazetede haber yapılmamasının nedenini soruyor, tepki gösteriyor okur. Bu tepki kimi zaman RedHack’in bakanlardan Egemen Bağış’ın mail kutusunu hacklemesiyle ilgili olabiliyor; kimi zaman da bir siyasinin konuşması ya da eylemiyle…

Sanırım her şeyin haberleştirilmediği, yayımlanmadığı kaygısı sadece Hürriyet okurlarında değil, bütün medya okur ve izleyicilerinde yaygın. Öyle olmasa Gezi Parkı eylemleri sırasında tepkiler zaman zaman medyaya, özellikle de haber kanallarına yönelmezdi.

Gerçekten Gezi Parkı eylemleri habercilikte turnusol kağıdı işlevi gördü. Taksim’de yaşananları geleneksel medyanın bir bölümü görmezden gelmeyi yeğlerken, haber kanalları ve hatta internet medyası bile sosyal medyanın, özellikle de Twitter ve Facebook’un hızına yetişemedi. 

Anlaşılabilir bir durum bu. Sosyal medya doğası gereği çok hızlı. Orada kontrol edilmemiş bilgiler de yer alabiliyor; örneğin köpeğe biber gazı sıkan polis fotoğrafı Türkiye’de çekilmemişti; polis panzerinin ezdiği gencin öldüğü de doğru değildi! Fakat yine de sosyal medyanın hakkını teslim etmek gerek. Bu tür yanlışlara rağmen eylemlerle ilgili gelişmeler, haber kanallarından değil sosyal medyadan an be an öğrenilebildi.

Nitekim İstanbul Valisi H. Avni Mutlu da iktidar sözcülerinden duymaya alıştığımız gibi medyadan değil, sosyal medyadan yakındı. Bu bile sosyal medyanın etkisini kanıtlamaya yeter sanırım. Taksim gaz bulutları altındayken canlı yayın yapmayan haber kanallarının yayın akışını kesip vali ve belediye başkanının basın toplantısını canlı vermeleri dikkate değerdi. Hiçbir gazetecinin valiye, kırmızı elbiseli kadına biber gazı sıkıldığını gösteren o fotoğrafı soramaması da manidardı.

Aynı şekilde gazetelerin eylemlere yaklaşımı haberciliklerinin karakterini ve medyanın geldiği noktayı göstermesi açısından önemliydi. Sabah, Yeni Şafak, Star, Bugün, Habertürk gazeteleri eylemleri ve polisin müdahalesini, olayların zirveye çıkmasına değin birinci sayfalarından görmediler.

Hürriyet, eylemleri baştan itibaren ilk sayfasından ayrıntılı veren gazetelerden biriydi. 29 Mayıs’ta, “Gezi parkı savunması”, 30 Mayıs’ta “Gezi Parkı için karar verdik uygulayacağız”, 31 Mayıs’ta “Gezi Parkında yakma timi” ve 1 Haziran’da, “24 saat gaz” başlıklarıyla sunuldu gelişmeler. Hürriyet yazarları, gelişmeleri köşelerinde değerlendirdi. Hürriyet İnternet de eylemleri ilk günden itibaren haberleştirdi, gelişmeleri sürekli aktardı.

Biz gazetecilerin asli görevi, gerçeği duyurmak. İnsanlar, gerçeği bilecek ki, ona göre karar alacak, bilgi dağarcığını dolduracak, yaşamını yönlendirecek. O nedenle Türkiye’de okurların yayımlanmayan haberlerin peşine düşmesi, haber alma hakkını savunması saygıdeğer bir davranış.

New York Times’ın kurucusu Adolph Ochs, “Benim gazetemin hiçbir okuyucusu gafil avlanmamalıdır” diyordu. Bizim de okurların haber alma hakkına aynı tutkuyla bağlı olmamız gerek. Editörlerin enerjilerinin ağırlığını yayımlanacak haberlerden çok verilmeyeceklere ayırması bu tutkuya zarar verir.

 

Medya geçmişiyle yüzleşmeli

Yazar Murathan Mungan’ın Demokrasi ve Barış Konferansı’nda medyaya yaptığı çağrının, hak ettiği yankıyı bulmadığını düşünüyorum. Mungan’ın “medyanın geçmişiyle yüzleşmesini” isteyen çağrısı, gazeteciler açısından hızla savrulup duran gündemin insafına bırakılamayacak kadar değerliydi:

“Madem barıştan söz ediyoruz, o halde Türkiye’deki gazetecilere de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Şimdi barış ve günahları ödeme zamanı. Barış ve yüzleşmeden bahsediyorsak gazeteciler de geçmişleriyle yüzleşmeli. Özellikle ana akım medya yıllarca bu savaşı kışkırtmakta, hafızaları kirletmekte, zihinleri bulandırmakta ve algıları yönlendirmede çok günah işledi. Lütfen gazeteciler mesleklerinin gerekleriyle barışsınlar.”

Mungan haklı. Eğer eskiden adını bile anmadığımız, hatta bilmezden geldiğimiz “barış gazeteciliği” şimdi gündemimize girmişse geçmişin özeleştirisini yapmak gerekli. Geçmişin muhasebesini çıkarmadan yanlışları, zamanın ruhuna sığınmadan itiraf edip, dersler çıkarmadan “barış gazeteciliği”ni içselleştirmek, eski tarz çatışmacı gazetecilikten kurtulmak mümkün değil.

Geçmişle yüzleşip eski hatalardan arınmamanın maliyeti yüksek olur. Çünkü toplumdaki fay hatlarının derinleşmesinde çatışmacı gazeteciliğin etkisi büyüktü. Nitekim Mungan da bu noktadan hareketle gazetecilerin geçmişle yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor:

“Edirne’den Ardahan’a kadar ’bölünemez vatan’ diyenlere rağmen aslında geçmişte Susurluk’tan Şemdinli’ye bölündü. Şimdi de Reyhanlı’dan Roboski’ye bölünüyor. Bu ülkenin batısındakilerin savaşa ait bildikleriyle doğuda yaşayanlarınki aynı değil. Türkiye’de birbirleriyle örtüşmeyen iki hafıza var. Kendisine büyük yalanlar söylenmiş Türkiye’nin batısıyla, evinden çok fazla ölü çıkarmış doğusu arasında ortak hafızaya nasıl açılabiliriz?”

Açıkça söylemekte yarar var; medya bu haliyle ortak hafızanın yaratılmasına katkıda bulunamaz. Zira medya bir süredir doğunun güvenini kaybetti. Öncelikle yeniden onların güvenini kazanmak; tüm Türkiye’nin medyası haline dönüşmek gerek. Bu da geçmişle yüzleşmeden olmaz.

 

Okurdan kısa kısa:

Özkan Alsancak: Ben İzmir’de esnafım. Gazetede kupon keserken bayan resimlerinin olduğu sayfalar müşterilerim tarafından görünüyor. Bu da beni rahatsız ediyor. Mümkünse bu resimleri biraz daha ön sayfalarda basın.

Ercan Arıkan: “F.Bahçe’nin yıldızı Meireles’in Türkçe söylediği şarkılardan oluşan videosu internette rekor kırıyor. Dört günde 14 milyon kez izlenen video, en çok izlenen videolar arasına girdi” diye yazdınız. Tıklayıp baktım, yaklaşık 1500 kişi izlemiş! Palo Alto çıkarması yapan gazeteye böyle hatalar yakışmıyor.

Arman Taş: 30 Mayıs’ta Eskişehir ekinde “Psikolojim bozuk’ dedi” haberinde babasını öldürmekten yargılanan Kenan Başpınar’ın fotoğrafı neden buzlanmış anlamadım. Sanığın yaşı küçük de değil. Bir de spottaki cümle bozuk.

M. Selami Akkan: Kuruluş yıldönümü eklerinde, Hürriyet’in ve ülkenin km taşlarının hatırlatılacağını düşünmüştüm. Beklediğimi bulamadım. Umarım gelecek yılın ekinde yazarların ilk yazılarının tıpkıbasımı, ilk tefrikalar, ilk söyleşiler yer alır; bizde o eşsiz birikimi keyifle okuruz.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 3 HAZİRAN 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@gmail.com