1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
 27 Mayıs 2013, Pazartesi
 

Bereket kalabalık görüşmelerde ikili fotoğraf çektirme komedisi bu hafta yaşanmadı medyada. Aslında uzun zamandır bu komediye değinmeyi planlıyordum ama o tarz fotoğraflar sürekli çıktığı için sorunu kişiselleştirmemek adına erteleyip duruyordum.

Düşünün, Cumhurbaşkanı, başbakan, parti lideri, iş insanı ya da ünlü bir oyuncu ile topluca konuşuyor gazeteciler. Ardından sıra, fotoğraf çekimine geliyor. Gazeteciler o şahsiyet ile tek tek fotoğraf çektiriyorlar. Anı fotoğrafı olarak kalsa sorun yok. Ya da konuşmanın toplu yapıldığı belirtilse yine mesele değil. Ama çoğu zaman ikili fotoğraflar eşliğinde verilen bu haberlerde sohbetleri bir gazeteci grubunun gerçekleştirdiği flu bırakılıyor. Böylece özel bir söyleşi yapılmış havası yaratılıyor.

Kalabalık toplantılarda ikili fotoğraf çektirme, Türkiye medyasının eski alışkanlığı. Yıllardır tekrarlanır durur bu yanlış. Fakat artık devir değişti, matbuattan medyaya geçildi; dahası sosyal medya var. Kalabalık bir söyleşide ikili fotoğraf çektirip özel gibi verdiğinizde kimse yutmuyor. Hemen sanal alemden yalanlanıyorsunuz. O nedenle de bu eskimiş gazetecilik tarzı komik kaçıyor.

İkili görüntü komedisinin bir de yazı veya haber versiyonu var. Kalabalık bir grup gazeteciyle yapılan söyleşiler özel konuşma gibi veriliyor. Diyelim bir bakan ile Meclis kulisinde ya da bir işadamı ile tanıtım toplantısında üç beş gazeteci sohbet ediyor, ertesi gün o gazeteciler haberi yazarken okura bu konuda bilgi verme gereği duymuyor; haberi özel bir konuşma gibi sunuyorlar.

Oysa iki gazeteci ile bile yapılsa bu tür sohbetlerin yeri ve biçimiyle ilgili olarak okura eksiksiz bilgi vermek gerekir. Aksi halde okur aynı söyleşiyi başka gazetede gördüğünde tereddüde düşebilir; güveni sarsılabilir. Nitekim bazı okurlardan, “gazetenizde yayınlanan şu söyleşi aynı gün satırı satırına başka bir gazetede nasıl çıktı?” soruları geliyor. Anlayacağınız okur da eskisi gibi sınırlı kaynaklardan bilgi alan eski okur değil. Yanılttığınızı çabucak öğreniveriyor.

Hem unutmayalım, ne kalabalık görüşmelerde ikili fotoğraf çektirmek ne de çoklu söyleşileri özel gibi yazmak yazdığınızın haber değerini artırır. Haber değerinin ölçeği, öyle bir fotoğrafla değişiyorsa zaten başka sorun var demektir.

 

Pasif ev

“Bütün kış tek ampulle ısındı” başlıklı haberde, Urla’da, “Türkiye’nin ilk pasif evinin yapıldığı” bilgisi yer alıyordu. Gerd ve Uğur Gül Ketelhake çiftinin basın toplantısına dayanan haber, 14 Mayıs’ta Hürriyet’in yanı sıra başka gazetelerde de yayımlandı.

Sıfır Enerji ve Pasif Ev Derneği (SEPEV) Yönetim Kurulu Başkanı Tuğba Salman Gürcan, bu haberin gerçeği yansıtmadığını savunan bir açıklama gönderdi. Gürcan, “Haberde belirtilen Almanya’daki Passive House Institute Urla’daki evin kesinlikle pasif ev sertifikalı olmadığını ve kendileriyle bir bağlantısının bulunmadığını tarafımıza yazılı olarak belirtmiştir” diyordu. 

Gürcan’ın bu açıklamasını ilettiğimiz Ketelhake çifti, “sertifikalandırma süreci ev tamamlandığında yapılabiliyor. Sertifika alma sürecine geçtik. Kaldı ki; gerek basın dosyalarında gerekse de yayınladığınız haberde ‘Pasif Ev’in sertifikalı olduğuna dair bilgi bulunmamaktadır” yanıtını verdi. Ayrıca “sertifika olmamasının o evin pasif ev olmadığı anlamına gelmediğini” savundu.

Bu doğru, haberde sertifikadan söz edilmiyor ama Gerd Ketelhalke’nin “…Almanya’daki Pasif Ev Enstitüsü’nün önerileriyle projelendirdik” sözlerine yer veriliyordu. Bu ifade evin Enstitü ile işbirliği halinde yapıldığı izlenimi doğuruyordu. Oysa açıklamaları, Enstitü ile temasa yeni geçildiğini gösteriyor.

Demek ki, Urla’daki evin, “pasif ev” kriterlerine ne kadar uygun olduğu bu süreçte ortaya çıkacak. Kuşkusuz ev sertifika alabilirse o da haber olacak; başka bir şirketin yaptığı ev sertifika alırsa o zaman da “Sertifikalı ilk pasif ev” haberi yapılır. İşimiz bu. Zaten Selim Türsen arkadaşımız da itiraz edilen haberde basın toplantısında söylenenleri aktarmıştı sadece.

 

19 Mayıs fotoğrafları

“19 Mayıs coşkusu” haberi, genel olarak okurlardan övgü aldı. Ancak bir gazeteci olan ve yakın tarih araştırmalarıyla ilgilenen Sinan Onuş, internetteki “ilk” ifadesine ve bazı fotoğrafların tarihine takılmıştı:

“İlk defa’ başlığıyla internet sitenizde yayınlanan 19 Mayıs’la ilgili fotoğraflardan bazıları ne ilk kez yayınlanıyor ne de tarihleri doğru. Hemen örnekleyeyim. Fotoğraf 5’te ‘AOÇ civarında 19 Mayıs gösterileri’ yazıyor. Oysa Selahattin Tansel’in 1965’te çıkan ‘Atatürk ve Kurtuluş Savaşı 1919-1922’ isimli kitabının 118. sayfasında bu fotoğraf var. Yani ilk kez Hürriyet yayınlamıyor. Foto altında da şöyle yazıyor; ‘1922 yılının 22 Martındaki eğlencelerden görüntü’. ‘AOÇ civarında 19 Mayıs görüntüsü’ diye verdiğiniz 9. fotoğraf da aynı kitabın 117. sayfasında şu notla yayınlanmış; ‘1338 (1922) Nevruzunu Ankara halkı, büyük bir huzur içinde geçirdi. Okullar, Genelkurmay (Büyük Erkan-ı Harbiye Umumiye) binası önünde gösteriler yaptılar.”

Onuş, Tansel’in kitabının kapağından ve o sayfalarından görüntüler de göndererek belgeledi eleştirilerini. Gazete ve internette kullanılan 19 Mayıs fotoğraflarını, Anadolu Ajansı geçmişti. Haberde, “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM), 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Atatürk’ün çok özel fotoğraflarını arşivlerden çıkardı” bilgisi veriliyordu. AA’nın haberinde “ilk” vurgusu yoktu.

Belli ki, sonradan “ilk” ibaresi eklemek doğru olmamış...

 

Okurdan kısa kısa:

Burak Aslanbaş: Adana Demirspor - Manisa maçına sabah İstanbul’da baktım. İlhan Söyler’in yorumunu okuyordum, yarım kaldı. Gazeteyi de uçakta unuttum. Adana’da Hürriyet aldım ama İlhan abinin yazısı yoktu.
İlhan abi, 40 yılda bir Demirspor yazmış, ama Adana’da okuyamadık!

Celal İnanç: Mehmet Yılmaz’ın köşe yazısının bazı satırları, 20 Mayıs’ta yandaki haberin fotoğrafı nedeniyle görünmüyordu. İlk kez böyle bariz bir mizanpaj hatasına rastladım, şaşırdım.

Not: İlk baskılardaki bu hata fark edilerek sonraki baskılarda düzeltilmiş.

A. Feridun Gündoğdu: Bir ara düzelen Hürriyet içi bulmacalar tekrar bozulmaya başladı. Örnek vereyim. 3 Mayıs soldan sağa ikinci soru: Elbisede takı. Cevabı kat çıkıyor ama takım olmalıydı 13 Mayıs yukarıdan aşağı ikinci soru: Alametler, izler, nişanlar. Cevap alam çıkıyor, alaim olmalıydı.

FARUK BİLDİRİCİ / 27 MAYIS 2013 / HÜRRİYET


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr