1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
 03 Eylül 2012, Pazartesi
 

    Günümüz Türkiyesinde medyanın içinde bulunduğu başat sorun siyasi iktidar ile ilişkilerinden kaynaklanıyor bence. Kendisi gibi düşünmeyenlere hoşgörülü davranmayan, üstelik bu tavrı liderinden en alt kademesine kadar tutarlı biçimde sürdüren siyasi iktidar, medyayı propagandist yayın organları olmaya zorluyor. Kendisinden olmayanların susması, ürkek davranması da yetmiyor, onları birer birer diz çöktürmeye, ele geçirmeye çalışıyor siyasi iktidar. Ne yazık ki, güvenlik güçleri ve yargı organları da siyasi iktidarın bu hegemonik tavrını gerçekleştirmesinin araçları haline geliyor ve sonuç onlarca gazetecinin hapse atılması oluyor. Suçları haber ve kitap yazmak, suç aletleri de kalemleri, bilgisayarları çoğunlukla…

   Sorunumuzu sadece siyasi iktidarın medyayı zaptetme gayretine bağlamak da doğru değil. Bu siyasi iktidar, nasıl siyasi alandaki büyük çöküşün ardından yükseldiyse,  aynı şekilde medyadaki çürümeden de beslendi.  O güne kadar siyasi iktidarlarla, güç odakları, vesayet kurumları ve derin devlet ile ilişkilerini salt gazetecilik noktasında düzenleyemeyen medya, bu iktidarla ilişkisini de gazetecilik çizgisinde tutamazdı. Gerçeğin ucunu tutmayı bir kez bırakırsanız yeniden kavramanız zorlaşır.

     Hele de tarihsel konumlanmanızdan, sahiplik yapınızdan, egemen ideolojileri içselleştirmenizden ve tabii köhnemiş gazetecilik anlayışlarınızdan kaynaklanan prangalarınız sözkonusuysa gerçek anlamda bağımsız gazetecilik yapmanız imkansızlaşır. O zaman da gerçeğin bekçi köpekliği işlevi demokrasinin süs köpekliğine döner, kimileri de çıkar tasmalı benzetmeler yapar…

    Büyük teknolojik değişim de böyle bir pozisyonda yakaladı medyayı. Yeni yüzyılda hala ülkesinin her yanına aynı gazeteyi aynı saatte göndermeyi bile başaramayan, İstanbul ve Ankara odaklı, elitist gazetecilik yapan medya bir de teknolojik dönüşüm girdabına yakalandı. İşin teknolojik yanına ayak uyduranlar olduysa da hala o evrimin zorunlu kıldığı içeriksel dönüşümden eser yoktu ortalarda.  Geleneksel gazetecilik tükenme değil yenilenme, gazeteciliği yeni haber toplama mantığıyla, yeni yazım diliyle ve yeni araçlarla okura iletme problemiyle karşı karşıya. Tabii böylesi bir yenilenme prangaları olmayan bir cevvaliyeti de gerektiriyor.

     İnternet medyası, böylesi bir yenilenmenin manivelası olma potansiyelini barındırıyor. Ama maalesef, Türkiye’de internet medyası, mevcut yanlışları, sorunları, zaafları aynen sırtlanmakla kalmayıp bir de habercilik yerine kopyala yapıştır, oradan buradan arakla, bir de takla attır kolaycılığıyla başladı işe. Bırakın bağımsız gazeteciliğin modern örneklerini vermeyi,  demokrasiye nefes aldıracak güçlü ataklar yapmayı, medyanın yenilenmesinin manivelası olmayı, gökdelenlerle kaplı medya mahallesinde derme çatma gecekondular gibi kaldı bu internet siteleri.

   Zamanla ayrışmalar başladı internet haberciliğinde. Bağımsız, bağlantısız, gerçeğe salt gazetecilik güdüleriyle yaklaşan internet sitelerinin kurulması yönünde girişimler oldu. T24 de bunlardan biriydi. Bağımsız habercilik amacıyla yola çıkan internet sitelerinin kimisi imkansızlıklarda boğulur, kimisi ağır aksak yoluna devam ederken T24, yörüngesinden sapmadan devam etti macerasına. Sanki her geçen gün daha da yaklaştı bizlere. Uzaklardan göz alan bir ışık kümesi olmaktan çıkıp, karanlıklarda kaybolduğumuzda yolumuzu bulmamızı sağlayan kuzey yıldızına döndü.  Hep haberciliğin doğrularını gösterdi. Yazılmayanı yazmakla kalmadı, okurlarının önüne yeni pencereler açtı.

 T24’ün temel güç kaynağı da olup bitenlere salt gazetecilik gözüyle bakan, bağımsız, bağlantısız, takıntısız ama etik kaygıları da göz ardı etmeyen bir gazetecilik çizgisinde durmasıydı.

     Üç başarılı yılın ardından şimdi önünde yeni bir görev var; kendi haber kadrosunu oluşturmak. T24, kendi muhabir ağını kurduğu, özel haberlerini, farklı araştırmalarını, özgün röportajlarını artırdığı oranda güçlenecek. Habercilikte yeni bir mecra yaratmış olmakla kalmayacak geleneksel medyanın dönüşümüne de omuz vermiş olacak.

 FARUK BİLDİRİCİ/ T 24'ÜN ÜÇÜNCÜ YILI NEDENİYLE YAZILAN YAZI / 3 EYLÜL 2012


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr