1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
 12 Temmuz 2001, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/32

AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!

Muayenehaneye giren yaşlı adam sıkıntılıydı. Doktoru sordu. ``Doktor Bey içerde hasta muayene ediyor. O çıksın hemen alalım sizi'' dedi sekreter.

Yaşlı adam, sekreterin gösterdiği koltuğa oturmadı. Saksılarda ağaçlaşmış kocaman bitkilerin daha da küçük gösterdiği salondaki koltukların önünde gidip geldi.

Sorun koltuklarda mıydı, yoksa oturmak mı istemiyordu? Sekreterin gözucuyla izlediğini farkedince mahçup oldu, cam kenarındaki koltuğa ilişti. Sanki kalçasını koltuğa koymakta güçlük çekiyordu. Yüzünü acıyla buruşturdu.

Yerleştiği an, sekreterle gözgöze geldi. Hastalığını soracak diye korktu. ``Ne oldu amca? Neyin var?'' demesine bırakmadı. Bir lokantanın promosyonu olarak hazırlanmış duvar takvimini işaret etti:

- O lokantanın sahibi benim.

- Aaa öyle mi? O zaman doktorla hemşehrisiniz.

- Öyle öyle. Ben de Antepliyim.

- Sizin kebaplarınız da çok güzel oluyor. Geçen gün sizin lokantaya gitmiştik arkadaşlarla...

Yaşlı adam, soğan kebabını pişirmenin inceliklerini anlatırken kapı açıldı. İçerdeki hasta çıktı. Sekreter, ayağa kalktı. ``Siz içeri buyrun'' diyerek kapıyı gösterdi. 

Doktor, onu görünce ayağa kalktı. Elini uzattı. ``Hacı hoşgeldin.'' Yaşlı adam, ``Hoşbulduk Sabri Bey'' dedi. Doktorun sormasına gerek bırakmadan, hemen söyledi derdini.

- Oramdan kan geliyor.

- Makattan mı?

- Evet...

- Muayene bölümüne geç, hazırlan. Rektal tuşe yapıp bakalım.

Doktor, hazırlanmaya başladı. Ellerini yıkadı. Muayene gereçlerinin olduğu bölüme gidip, plastik bir eldiven aldı. Eldivenleri takarken yaşlı adamı gördü. Hiç kıpırdamadan bekliyordu.

- Hacı pantolonunu çıkarmamışsın.

- Soyunmam şart mı?

- Evet.

- Tuşe ne demek? Nasıl muayene edeceksin?

- Hacı, parmakla muayene edeceğim. Başka türlü muayenesi yok bunun...

Sesi çıkmadı yaşlı adamın. Kıpkırmızı olmuştu. Elini sakalına attı, düşünmeye başladı.

Doktor, bu arada ısrarını sürdürdü. Biraz da korkutmaya çalıştı. ``Hacı gerçekten başka muayene yolu yok. Bak kan geliyormuş, tehlikeli birşey olabilir. Ne var bunda çekinecek?''

- Ben bu yaşa kadar namusumu korudum. Bu saatten sonra parmak sokturmam.  Haşa Müslümanım ben...

Doktor, ne diyeceğini bilemedi. Gülsün mü, namusla ilgisi olmadığını anlatıp ikna etmeye mi çalışsın? ``Allahaısmarladık Sabri Bey.'' Hacı, kapıyı usulca çekip çıktı.

Doktor üzüldü. Meslek yaşamının ilk yıllarında da böyle bir olay yaşamıştı. 20 yaşlarında, makattan kanaması olan bir genç, rektal tuşe olmak istememiş çıkıp gitmiş, gece apar topar acile getirilmiş, fakat kurtarılamamıştı. Sabah muayene olmayı kabul etse, `gazlı gangren' olduğu anlaşılıp tedavi edilebilecek, boşu boşuna ölmeyecekti. ``İnşallah sonu o gence benzemez'' diye geçirdi içinden.

Maalesef yaşlı adam bir yıl sonra geri döndü. Sekreter değişmişti, tanımadı onu. Hemen doktorun yanına aldı. Doktor gerçekten sevinmişti onu gördüğüne. ``Nasıl oldun Hacı? O gün muayene olmadan gittin beni merakta bıraktın.''

Yaşlı adam bir yıl içinde biraz daha çökmüştü. Doktorun soru sormasına gerek bırakmadan hikayesini döktü ortaya.

- Senden çıktıktan sonra attarlara gittim. Bitkiler aldım, iyileşirim sandım olmadı. Ona buna sorarken dediler ki, `Caminin orada bir doktor var yeni bir metod bulmuş. 10 dakikada ameliyat edip evine gönderiyormuş.'    

- Gittin mi o sahtekara? Tabip Odası'na şikayet yağıyor onun hakkında...

- Gitmez olaydım. Gittim. Hiç muayene etmedi. Hemen yatırdı, çizdi mizdi birşeyler edip `Tamam basurundan kurtuldun' dedi, gönderdi.

- Muayene etmeden basur olduğunu nasıl bildi?

- Ben de zaten muayene etmediği için ona gittim.

- Eeee iyileştin mi peki?

- Doktor iyileşsem şimdi burada olur muydum?

Ameliyattan sonra bir süre iyileşir gibi olmuş, sonra kanaması artmıştı. Durum giderek kötüleşince de kalkıp gelmişti. `Rektal tuşe'ye razıydı artık.

Pantolonunu çıkardı, uzandı. Eldivenini takan doktor, parmakla muayene etti. ``Tamam giyinebilirsin'' dedi. Masaya oturdu, yaşlı adamı karşısına aldı. Yaşlı adam, doktorun yüzüne bakamıyordu, utanmıştı.

- Bak Hacı, keşke bir yıl önce muayene olsaydın. Durum biraz ciddi görünüyor.

Teşhisini koymuştu ama kesinleştirmek için bazı tahliller, biyopsi gerekiyordu. Ertesi gün tahlil sonuçlarını görünce emin oldu doktor. ``Hacı'' dedi, ``Kalın bağırsakta kanser var. Üstelik yayılmış. Seni basur diye ameliyat eden o doktora küfredesi geliyor insanın.'' Bunları söyledi, dayanamadı ekledi. ``Keşke o gün muayene olsaydın.''

Yaşlı adam da pişmandı. ``Keşke, keşke. Ama nereden bileceksin böyle olacağını?''

Daha fazla üstelemedi doktor. ``Ameliyat edeceğiz'' dedi. Ameliyat gününü verdi. O gün hastanede olmasını istedi.

Teşhis, ameliyat sırasında bir kez daha doğrulandı. Kanser iyice yayılmıştı. Yine de elinden geleni yaptı, kanserli dokuları mümkün olduğunca temizledi.

Doktor, Hacı'ya, ameliyat sonrasında durumu olduğu gibi anlattı. ``Elimizden geleni yaptık. Ama çok yayılmıştı. Artık bekleyip göreceğiz.''

Hacı, ameliyattan sonra ancak iki yıl yaşayabildi. Kanser, hızla dokuları yeniden sarmıştı. Doktorun yapabileceği birşey kalmamıştı. Son muayene sırasında doktorun çaresiz gözlerle baktığını gördüğünde bile ``Keşke'' demişti, ``Keşke...''

12-18 Temmuz 2001/Tempo

 


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr