1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
 01 Mart 2001, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/13

BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN

``Dön önüne'' dedi kadın. Adam hiç aldırmadı, edepsizce bakmayı sürdürdü. Bir kez daha uyardı kadın. Bu kez sesini yükseltti iyice.

- Dönsene önüne. Rahatsız ediyorsun...

Kalın bıyıklı adamın yüzündeki sırıtkan ifade dağıldı. Düşmanca bakışlar aldı yerini. Gözlerini kadının vücudundan ayırmadan, sözcükleri yayarak geveledi:

- Sen ne konuşuyorsun be kadın? Bırak yanındaki adam laf etsin!

Kadının erkek arkadaşı ancak o zaman algıladı yanıbaşında bir tartışma yaşandığını. O zamana kadar meyhanedeki tüm erkekler gibi dev ekrana kilitlenmiş, futbol maçını izliyordu.

- Dönsene önüne kardeşim. Ayıp değil mi? Maç seyrediyoruz şurada...

Adam, diklenmeyi bıraktı. Kadından duyunca aldırmadığı uyarı, ``muhatabı'' saydığı erkekten gelince ağır hareketlerle önüne döndü. Kendini yediremediği için olsa gerek, az önce vahşi bir tutkuyla gözlerini diktiği kadını aşağılamaya girişti. Yanındaki arkadaşına dönüp, yüksek sesle konuşmaya başladı:

- Ben bu kadının neyine bakacağım yahu? Güzel bir kadın olsa bari...

Topun taca gitmesi nedeniyle gürültünün kesildiği bir ana rastlayınca, adamın bu sözleri meyhanenin tüm masalarına ulaştı. Başlar, önce sesin geldiği yere döndü, sonra meyhanedeki tek kadının olduğu noktaya...

Bakışlar, kadına tebelleş olan adamın davranışının çirkinliğinden çok kadının güzelliğiyle ilgiliydi. Kadın güzel miydi, değil miydi? Yanıtını merak ettikleri soru buydu.

Şöyle bir süzdüler kadını tepeden aşağı. Uzun dalgalı saçları omuzlarını örten, bulicin üzerine dökümlü bir kazak giymiş sevimli bir genç kadındı.

Bereket kadın, onlarca çift erkek gözünün odağında olmaktan çabuk kurtuldu. Ekrandaki topun cazibesi baskın çıktı, başlar yine ekrana çevrildi. Sarkıntılık vakası unutuldu, masaları çevreleyen erkekler, taraftarlık psikolojisine döndüler.

Topun hareketleriyle birlikte içgüdüsel biçimde yeniden tepinmeye başladılar. Kimisi küfrederek, masayı yumrukladı. Kimisi de yeri tekmeleyerek çığlıklar attı. Meyhanedeki hareket, topun kaleye yaklaştığı anlarda küçük çaplı depremlere dönüşüyordu.

Aradan nice zaman geçmişti ki, kadın, masadaki rakısına uzandığında yine o adamla gözgöze geldi. Yine arkasına dönmüş, bakışlarını üzerine çevirmişti...

KADINI MUHATAP ALMAYAN ERKEKLER

 ``Artık çok oluyor bu terbiyesiz adam'' diye geçirdi içinden kadın. Bir an elindeki rakı kadehini suratının ortasına fırlatmayı düşündü. Maç izleyip birşeyler atıştırmak, erkek arkadaşıyla sakin bir akşam geçirmek için gelmişlerdi şuraya. Adam bir türlü rahat vermiyordu.

Rastgele girdikleri bir yer değildi seçtikleri meyhane. Beyoğlu'nda, daha çok solcuların, okumuş yazmış insanların takıldığı, devam edenlerin çoğunun birbirini tanıdığı, kadın erkek oturmanın sorun yaratacağının akla bile gelmeyeceği bir mekandı.

Kadın, arkadaşlarıyla daha önce defalarca gelmişti, böyle bir sorunla hiç karşılaşmamıştı. O güvenle buraya gitmeyi de kadın kendisi teklif etmişti. Belki de o akşamın talihsizliği meyhanede başka kadın olmamasıydı!

Etrafına bakındı kadın. Tanıdık birilerini bulmayı umuyordu. Tam o sırada içeriye beş altı kişilik bir grup girdi. Onları tanıyordu. Aynı sol gruptaydılar üniversite yıllarında. Nice mitingde omuz omuza yürümüşlerdi.

Yanlarına gitti arkadaşlarının, anlattı rahatsızlığını, yardımcı olmalarını istedi. ``Kurtarın beni şu terbiyesizden'' dedi. ``Tamam, tamam. Sen merak etme. Biz tanıyoruz onu. Tamer o.'' karşılığını verdiler. Bir de tembihlediler:

- Sen kadın olarak muhatap olma. Biz çözeriz meseleyi.

 Onu yerine gönderdiler. Kendileri de Tamer dedikleri adamın yanına gittiler. Önce kısık sesle konuştular. Kadın duyamadı.

Ardından, ``Zaten gelmiş bu kadar erkeğin ortasına oturmuş. Hem nesine bakacağım ben onun?'' cümlesi takıldı kulağına. Adam, geri çekilmek bir yana, aynı edepsiz tavrını sürdürüyordu.

Dahası, kendi arkadaşları da sert çıkıp susturmak yerine alttan alıyorlardı. Adamı haklı görür gibiydiler. Kadın sinirlendi, ayağa fırladı. Arkadaşlarına bağırmaya başladı:

- Ne yapıyorsunuz siz orada? Bu adam beni taciz etti. Siz sırtınızı dönmüş tatlı tatlı sohbet ediyorsunuz.

Arkadaşları umursamadılar bile. Doğal üyesi oldukları ``Erkekler cephesi''ne geçmiş, onu muhatap almıyorlardı. Sadece içlerinden biri döndü, eliyle gitmesini işaret etti:

- Tamam tamam uzatma. Sen git maçını seyret.

``Madem kadın halinle gelmişsin bu kadar erkeğin ortasına. Sus da seyret maçını'' hali, kadını iyice çıldırttı. Kendini tutamadı daha fazla. Bağırıp çağırmaya başladı. Ayağa fırladı herkes. Birisi üzerine yürüyünce, erkek arkadaşı da müdahale etti.

Ve olanlar oldu. Kavga çıktı, ortalık iyice karıştı.

BACILARI KÖYLERİNDEN GETİRDİLER

Meyhaneden ayrıldıklarında kadın üzgündü. Geride, yaşamamış olmayı düşlediği bir akşam bırakmıştı.

``Üzülme, unut gitsin bu terbiyesizliği'' dedi arkadaşı. ``Asıl üzüldüğüm o adamın taciz etmesi değil'' yanıtını verdi kadın. Erkek arkadaşı da kaçırmıştı ayrıntıda yatan felaketi.

- Erkeklerin hepsi aynı çirkinliği sergiledi. O adam da, arkadaşlarım da aynı şeyi yaptılar. Bir kadın olarak beni muhatap almadılar. Beni sarsan olayın bu noktası.

Üzülmekte haklıydı. Aynı dünya görüşünü paylaştığını sandığı erkeklerin bile kadına bakışı sorunluydu. Kadını önce insan olarak algılamayı başaramıyorlar; ikinci sınıf, korunmaya muhtaç yaratıklar olarak görüyorlardı.

Aslında Türkiye'de sol, başlangıçta kadın erkek ilişkilerinde daha medeniydi. 1968'lerde, solcu gençler arasında ilişkiler, dans partileri  doğal görülüyordu. Çünkü sol, o zaman kentli gençler arasında yaygındı.

Ne zaman ki, Anadolu gençliği bu harekete katıldı. O gençler, köylerindeki feodal anlayışı da beraberlerinde getirdiler; kadın erkek ilişkileri değişti, ``bacı'' anlayışı başladı. Maalesef kimi aşınmalarla da olsa hala sürüp gidiyor bu takıntılar...

Şöyle bir başlarını kaldırıp bakabilseler, görecekler ``bacı''ların İslami kesimdeki ``hanımlar'' anlayışından farklı olmadığını...

1-7 Mart 2001/Tempo

 


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr