1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
 29 Haziran 2005, Çarşamba
 

  KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI :

    12 YAŞIN ALTINDAKİ ÇOCUKLAR KURSTA

 Kuran kursu verilen camiye gittiğimde tam da dağılma saatiydi. Başlarını türbanla sıkı sıkıya örtmüş küçük kız çocukları çıkıyordu. Çoğu, 12 yaşından küçüktü çocukların. Küçük kızlardan biri, 3-4 yaşlarındaki küçük kardeşini de elinden tutup getirmişti Kuran Kursuna.

Oysa siyaset dünyası "kaçak Kuran Kurslarını" tartışıyor; CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidarı yasal Kuran Kurslarına devam yaşını düşürmek için hazırlık yapmakla suçluyor.

Ankara'daki Kuran Kurslarında iki günlük bir dolaşma, siyaset dünyasının ne kadar beyhude bir  tartışma içinde olduğunu görmeme yetti. 12 yaşından küçük kız çocuklarıyla karşılaştığım kurs, TBMM'den çok uzakta değildi. Olsa olsa birkaç kilometre uzakta olan Gaziosmanpaşa'daki Bilali Habeşi Camiinde gördüm küçük çocukları.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kuran Kursları yönetmeliği, "Yaz Kuran Kursları"na alınacak çocuklardan "İlköğretim beşinci sınıfı geçtiğini gösteren karne fotokopisi" istenmesi zorunluluğu getiriyor. Bu da dolaylı olarak kurslara devam yaşını 12 olmasını zorunlu tutuyor.

Ancak gerçek hayat çoktan aşmış yönetmeliğin bu maddesini. Bilali Habeşi Camiinin imamı Musa Altun, rahattı bu konuda. Gelen çocuklardan belge almamış, yaşlarını sormamıştı. "Resmiyete dökmüyoruz, müftülüğe sonradan bilgi veriyoruz" dedi. Asıl ilgilendiği ve sevindiği nokta, kursa gelen çocuk sayısının geçen yıllara göre artmış olmasıydı. Samsun'da bir camide Kuran kursuna promosyonla öğrenci alınmasına özeniyor, "Keşke bizim de imkanımız olsa kitap gibi hediyeler versek çocuklara" diyordu.

Yakındaki başka bir Kuran Kursu yöneticisi de Musa Altun'un sözlerini farklı biçimde doğruladı. "Biz öğrenci alırken karnelerini soruyoruz ama hocaefendi camilerde küçüklerin de alınabileceğini söylüyordu geçen yıl. Bu yıl ne yapıldığını bilmiyorum." Yöneticinin, "hocaefendi" sözüyle kastettiği, müftüydü. 4 bini geçen resmi Kuran Kursları bir yana, Türkiye'deki camilerin büyük çoğunluğunda devam eden yaz kuran kurslarında çocukların yaşı konusunda daha esnek davranıldığını anlatıyordu bu sözler. Hatırlatalım, yaz Kuran kurslarına devam eden öğrenci sayısı 1 milyonun üzerinde. Her yıl ilkokula başlayan çocuk sayısı da 1.5 milyona dolayında...

TÜRBAN TAKMAK ZORUNLU MU?

 

Mualla ve Rıfat Şahin Hafızlık Kuran Kursu'nda ilk  dikkati çeken, zilin üzerindeki nottu. "Kim o diye sorduğum soruya ismi ile cevap verenler aşıklardan, zahitlerden, salihlerden, alimlerden olsun inşallah" yazıyordu. Bu esprili "yakınma"nın sahibi olan Habibe Yavaş, o notta olduğu gibi gülümseyerek karşıladı bizi. Kibarca, izin almadan konuşamayacağını söylerken, Diyanet'in hazırladığı müfredata uygun eğitim verdiklerini de ekledi. Ben de tek soru sordum Yavaş'a.

İçerdeki kız çocuklarının neredeyse tümünün türban takmış olmalarıyla ilgiliydi o soru da. "Biz örtmelerini istemiyoruz. Onlar Kurana saygıdan kapatıyor. İçgüdüsel bir davranış herhalde" dedi.

Adını vermek istemeyen başka bir Kuran Kursu yöneticisi ise bu konuda, "Biz takmalarını istemiyoruz, bazıları da takmıyor. Ama namaz sırasında ister istemez kapatmalarını söylüyoruz" diye konuştu.

Kurslarda, camilerde rastladığım kız çocukları arasında başları açık olanlar da vardı. İlginci bazıları kurstan çıkarken hemen başını açıyordu; önemli bir bölümü ise türbanıyla gidiyordu evine.

Kuran kursunda başını bağlaması gerektiğini "öğrenen" kız çocuklarının ertesi yıl okullarına gidince ya da üniversitelere gidince başlarını açmaları söylenince yaşayacakları çelişkiyi de sordum bazı kurs yöneticilerine. "Bu çelişkiyi biz de yaşıyoruz" demekle yetindiler.

Kurslara devan eden çocukların çoğunun kız olması bu çelişkinin önemini daha da artırıyordu.

YASADIŞI KURAN KURSLARINDAKİ ÇARPIKLIK

 

Ayvalı'daki Ahi Şerafettin Camiine girdiğimde küçük çocuklar, uzun ve alçak tahta sıraların arkasına çömelmiş, Arapça harfleri öğrenmeye çalışıyorlardı. Hocaları Habip Ekşioğlu, bizi görünce önünde oturan çocuğu dinlemeye ara verip sohbete başladı.

Geçen yıl 18 olan öğrenci sayısının bu yıl 50'ye yaklaşmış olmasından memnundu. 12 yaşından küçük çocukları işaret edince "Onlara ders vermiyorum, öyle gelip oturuyorlar" diye savundu kendini.

İzinsiz Kuran kurslarından o da yakındı. "Süleymancılar, Nurcular değil de bazı aşırı cemaatlerin kursları çocukların kafalarını karıştırıyor" deyip, örneklerle açıkladı düşüncesini:

"Geçen gün bir öğrencim geldi, 'Kızla erkek birlikte ders görürse nasıl olur?' dedi. Ben de 'Güzeller güzeli olur. Hz.Ayşe, erkeklere ders vermiş' diye anlattım. Demek bir yerlere gitmiş kafasını karıştırmışlar. Böyle aşırı fikirler verebiliyorlar çocuklara. İslamda kadının yüzü görünebilir. Ama bazılarında tersine şeyler söyleyebiliyorlar."

Ekşioğlu, son zamanlarda bu cemaat vakıflarının azaldığını, eskisi kadar da yaygın olmadığını söyledi. Bunun olumlu bir gelişme olduğu kanısındaydı.

Fakat 100 metre ilerdeki Süleymaniye Kültür Sitesi'nde, daha doğrusu "külliyesi"nde izinsiz bir Kuran Kursu olduğunu gördük. Gerçi yöneticisi, binada Kuran Kursu olmadığını söyleyip bizi geri çevirdi. Ama kapıdaki görevli ve daha önemlisi içerden çıkan türbanlı iki kız çocuğu onu tekzip etti. Aynı şekilde camisi, külliyesi ve villalarıyla dikkat çeken Pursaklar'daki kurs binalarına da giremedik. O nedenle göremediğimiz kurslarla, hadi "kaçak" demeyelim, "izinsiz cemaat kursları"ndaki eğitim ile ilgili birşey yazamayacağım.

Faruk BİLDİRİCİ  (29 Haziran 2005)

 

 

 KUTU/ ÇİÇEK ÇAĞRIDA BULUNMUŞTU

 Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, CHP'ye, Meclis'i olağanüstü toplayıp Diyanet Teşkilat Yasası'nın ek üçüncü maddesinden kaynaklanan 12 yaşından küçük çocukların yaz Kuran kurslarına gidememesi engelini kaldırma çağrısı yapmıştı. Çiçek, 25 Haziran'da Hürriyet'e şunları söylemişti:

"Türkiye'de bugün 15 yaşından küçük olanların devletin açtığı Kuran kurslarına gitme imkanı yoktur. 12 yaşından küçük olanların da yine devletin denetiminde açılan yaz Kuran kurslarına gitme imkanı yoktur. Diyanet Teşkilat Yasası'na göre bu böyledir.

Bir taraftan Avrupa, demokrasi, laiklik diyeceksiniz...Hiçbir AB ülkesinde '12 yaşından küçük çocuklar kendi dinini öğrenemez, bu neviden kurslara katılamaz' diye bir yasak sözkonusu değildir. Problemin bu kısmı görülmeden 'Sadece kaçak mıydı, değil miydi?' tarzındaki tartışma demagoji içerir. Bunu da zamanında yeterince yaptık. Buradan CHP'ye çağrıda bulunmak istiyorum."

 

KUTU/1 MİLYONUN ÜZERİNDE

 

28 ŞUBAT kararlarının ardından 700 binlere düşen yaz Kuran kurslarına devam eden çocuk sayısı bu yıl da bir milyonu aştı.

Yaz Kuran Kurslarına gidebilmek için ilköğretim beşinci sınıfı geçmiş olma koşulu bulunuyor. 2004-2005 öğretim yılında 5.sınıfı geçen ilköğretim öğrencisi sayısı yaklaşık 1 milyon 300 bini bulmuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Hürriyet'in kuran kurslarıyla ilgili sorularını yanıtladı. Bu yıl yaz Kuran kurslarına devam eden kesin çocuk sayısı önümüzdeki günlerde açığa çıkacak.

Diyanet'in verilerine göre, yaz Kuran kurslarına devam eden çocuk sayısı 1995 yılında 1.5 milyona yaklaşmıştı. 28 Şubat sonrasında bu sayı 686 bine kadar düştü.  Yaz Kuran Kursları ve dolayısıyla devam eden çocuk sayısı 2001 yılından itibaren yeniden artmaya başladı ve kısa sürede 1 milyonu aştı. Son 10 yılda yaz Kuran Kursları ve bu kurslara devam eden öğrencilerin sayıları söyle:

 "1995: Kurs sayısı 73 bin 766, öğrenci sayısı 1 milyon 475 bin; 1996: Kurs sayısı 76 bin 323, öğrenci sayısı 1 milyon 526 bin; 1997: Kurs sayısı 71 bin 621, öğrenci sayısı 1 milyon 432 bin; 1998: Kurs sayısı 64 bin 726, öğrenci sayısı 1 milyon 294 bin; 1999: Kurs sayısı 34 bin 311, öğrenci sayısı 686 bin; 2000: Kurs sayısı 37 bin 151, öğrenci sayısı 715 bin;

2001: Kurs sayısı 41 bin 134, öğrenci sayısı 964 bin; 2002: Kurs sayısı 43 bin 69, öğrenci sayısı 1 milyon 10 bin; 2003: Kurs sayısı 48 bin 680, öğrenci sayısı 1 milyon 121 bin; 2004: Kurs sayısı 46 bin, öğrenci sayısı 1 milyon 6 bin.

Yine Diyanet'in verilerine göre, büyük yaştakilerin devam ettiği 4 bin 322 Kuran kursuna 2004 yılında 126 bin 682 kişi devam etti.


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr