1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 KAR VADİSİ DOSYASI
 17 Şubat 2007, Cumartesi
 

 

KAR VADİSİ  DOSYASI /1

     KAR VADİSİ Mİ KAR VOLİSİ Mİ?

 

      Amerika’nın Riverhead kasabası ile Türkiye’nin Afyon kenti bugünlerde aynı rüyayı görüyor; Kapalı bir kayak vadisi sahibi olmak...

      Ne garip ki, dünyanın iki ucundaki bu iki yerleşim merkezine aynı rüyayı gördüren "kahraman" aynı kişi. İskoçyalı eski bir buz hokeyi takımı sahibi ve koçu olan işadamı Tom Stewart…

      Riverhead'e anlattığı rüya, “50 katlı kapalı kayak vadisi içinde kurulacak 750 milyon dolarlık bir tesis. Bir Aquapark ve Olimpik-calibre eğitim kuruluşları. Binlerce kişiye iş olanağı yaratacak, bölgeyi Kuzey Amerika'daki spor turizminin başına atlatacak çevre-dostu bir dizayn.”

      Afyon’u heyecanlandıran rüya da Amerika’dakinin bir kopyası. “700 milyon dolara kapalı bir kar vadisi kurulacak. Vadinin hem ısı sorunu hem de suni kar üretimi termal kaynaklardan sağlanacak.  1200 stüdyo tipi daire, kayakla atlama pisti, buz pateni, spor akademisi, sağlık merkezleri kurulacak ve ayda 26 bin turist getirilecek.

     YATIRIMCININ BAŞARISIZ GEÇMİŞİ 68 yaşındaki kır saçlı yatırımcı Tom Stewart’ın bu parlak projelerinin insanların ilgisini çekmesi kaçınılmazdı. Nitekim proje duyulduğunda Afyonluların yüzleri güldü, kentin ileri gelenleri yardım için kolları sıvadı.

     Öncülüğü AKP Afyon milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba üstlendi. Stewart’ın Türk ortağı Gökhan İzidoğru’yu alıp Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüştürdü. Maliye Bakanlığı da devreye girdi, “Kar vadisi” için Afyon’da arazi bulundu. Maliye, Demiryolları’nın arazisini satın almak için 14 milyon dolar ödeyerek kendi arazisiyle birlikte toplam 1 milyon metrekarelik bir arsayı şirkete tahsis etti. Seferber olan Afyon’un valisi, belediye başkanı ve ileri gelenleri bugünlerde hayli keyifli. Çünkü şirket yakında temel atma sözü verdi! Riverhead kasabası ise bugünlerde hayli huzursuz. Rüyayı ilk gördükleri anda yaşadıkları heyecandan eser kalmamış. Riverhead’in neşesini kaçıran da meraklı bir gazeteci!

      Yerel bir gazete olan “Newsday”in yazarlarından Elizabeth Moore, müthiş yatırımcı Tom Stewart’ın iş yaşamını araştırdı ve hayli ilginç bir yazıyı kaleme aldı. Moore’un 11 Şubat tarihli yazısının başlığı yazının içeriği ile ilgili yeterli ipucu veriyor: “Kapalı kayak merkezi teklif eden girişimcinin başarısız bir geçmişi var”

      Yazının içeriği de başlığa hak verdiriyor doğrusu. “İskoç yatırımcı Tom Stewart, geçmiş çeyrek asırda istikrarlı bir iş sicili tesis etti: Dramatik basın konferansları ve kamuoyu açıklamaları. Herkese birşey sunan alışılmamış projeler. Ve görülebilir mali yardım yöntemleri olmadan. Şu ana kadar onun hiçbir projesi inşa edilmedi.” Moore, böyle anlatıyor Stewart’ı. Sonra da Stewart’ın “başarısız iş yaşamı” ve Amerika’daki ortağı ile ilgili daha somut bilgiler veriyor:

      “..Stewart ve onun Kuzey Amerika'daki baş yöneticisi Delbert Freedline'ı mali başarısızlıklar ve yarı-başlanmış girişimlerin izleri takip ediyor. Son on yılda, ikisi de Connecticut'tan Lake Eeire'ye, İsviçre'de Lugano'dan, Paris, İskoçya, Polonya ve şimdi de Türkiye'ye aynı tip kapalı kayak merkezlerini ve çeşitli atletik ve iktisadi kalkınma girişimlerini beyan ettiler.”

     STEWART AMERİKA’DA KAYNAK GÖSTEREMEDİ “Stewart International Marketing” şirketinin danışmanı mı, yöneticisi mi olduğu bile belli olmayan Stewart’ın en büyük sorunu sözünü ettiği büyük projeleri gerçekleştirecek kaynak gösterememesi. Moore, “Newsday”deki yazısında Stewart’ın, Riverhead kasabası yöneticileri tarafından sıkıştırılınca geldiği noktayı şöyle özetliyor:

     “..Stewart, ne bir üretici ne de sermayedar olmadığını kabul ederek, "Bir banka garantisinin neye benzediğini bile bilmiyorum" dedi. Bu tip tesisleri dünyanın dört bir tarafında inşa etmeye çalıştığını itiraf eden Stewart, iş ortaklarının yarım düzine kere oyuna getirdiğini söyledi.

Ve Stewart'ın firması geçen çarşamba Riverhead Projesi için öz kaynaklarından 100 milyon dolar yatırım yapmayı taahhüt etse de, Cardinale firmanın iş dosyalarının Stewart'ın 100 milyon dolarlık kaynağı olmadığını itiraf etti. Firmanın 2006'daki net varlığı/mülkü 254,229 İngiliz Poundu veya 500,295 dolardı. Stewart bu rakamların gelecek dosyalamayla değişeceğini söyledi. Stewart, 'Yeni hesaplar onların bölgede yüz milyon dolar civarında öz kaynağı olacağını gösterecek' dedi.”

İMDADINA AFYON YETİŞTİ Belki de, Stewart'ın "yeni hesaplar" derken kastettiği Afyon'da bedelsiz olarak aldığı arazi! Bir an önce arazinin tapusunu alıp bu belgeyi Amerika'da kaynak gösterecek. Moore da Afyon’un Stewart’a "cankurtaran" işlevi gördüğü tespiti yapıyor yazısında:

"Dinlenme tesisi hayalini on yıldır kovaladıktan sonra Stewart, şirketi Stewart Uluslararası Pazarlama'nın, sonunda Afyon'da 200 dönümlük bir alana dünyadaki en büyük kapalı kayak merkezini kurmak üzere Türk hükümetiyle yaptığı anlaşmayla, güvenilirlik konusunda ani bir gelişme yakaladığına inanıyor.”

Amerika’da “mali kaynağı” sorulduğu için zor durumda olan Stewart’ın Afyon’daki projeyi hangi kaynakla gerçekleştireceği de belirsiz. Düşünün 700 milyon dolarlık projeyi hayata geçirecek Afyon merkezli Snow Valley (Kar Vadisi) firmasının kuruluş sermayesi sadece 10 bin YTL!

Afyon Vali vekili Nevzat Sinan, bu durumu “Biz şirketin merkezinin Afyon’da olmasını istediğimiz için küçük sermayeli bir şirket olarak kurdular” diye açıkladı. Oysa Stewart’ın Türk ortağı Gökhan İzidoğru’nun, Hollandalı ortak Pieter Van Alten ile birlikte Alanya’da kurduğu Snow Montain şirketi de aynı şekilde 10 bin YTL sermayeli! Ayrıca İzidoğru da Alanya'da cafe bar işleten, yabancılara mülk satışıyla uğraşan bir emlakçı.

Vali vekili Sinan yine de “Kaynak bulacaklarını söylüyorlar. Nasıl olsa araziyi alıp götürecek halleri yok, yapamazlarsa Hazine'ye geri döner" dedi. Umudunu korumaktan yana…

Faruk BİLDİRİCİ (17 Şubat 2007/ Hürriyet)

 

 

        AÇBA: KAYNAĞI BİZ ARAŞTIRAMAYIZ

 

Büyük çabalar harcayarak "Kar vadisi" projesini hükümetin desteklemesini sağlayan Afyon milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba, "Kaynaklarının olduğunu söylediler. Tabii bizim araytırma şansımız yok" dedi. Açba, Tom Stewart ve ortaklarıyla nasıl tanıştığı ve firmanın kaynak sorununa ilişkin soruluramızı şöyle yanıtladı:

"- Kar vadisi projesinin yapımcılarını nasıl tanıdınız?

- Kendileri geldiler. Termal bölge arıyorlarmış.

- Gökhan İzidoğru Afyonlu. Onun aracılığıyla mı tanıştınız bu firmayla?

-  Sandıklı'dan. Ama yurtdışında, Hollanda'da kalmış. Onun getirdiği insanlar. Bugüne kadar bütün gerekenleri yaptılar. Taahhütlerini verdiler.

- 700 milyon dolarlık kaynakları var mı?

- Kaynakları var dediler. Tabii bizim araştırma şansımız yok. Proje çizim aşamasına kadar gelmeleri.. Kaynakları konusunu bizim bilmemiz de zor. Kaynak transferi konusunda Maliye'ye de gerekli taahhütlerini verdiler.

- Şu ana kadar transfer ettikleri bir miktar yok galiba?

- Mart sonuna kadar bir miktar. Ondan sonra periyodik olarak gönderebilecekler. Asgari miktarı taahhüt ettiler. Miktarı tam bilemiyorum. Yapımcı firmalarla imzalayınca zaten süreç başlamış olacak. Biz o safhasını izliyoruz. O anlaşmayı yaptıkları ortamda iş başlamış olacak.

- Tom Stewart'ın daha önce yaptığı benzer bir proje yok.

- Tabii dört beş ortaklar. Birlikte yapacaklar.

- Amerika'da da bir kar vadisi projesi yapacaklarından sözetmişsiniz bir demecinizde.

- Birinci olarak burayı yapıp bir kardeş proje gibi ikincisini Amerika'da yapmak istiyorlar.

- Orada da bir kaynak problemi çekiyorlar anlaşılan. Bazı gazete yazıları çıkmış bu konuda.

- Aleyhte yazılar çıktığını duydum. Telefonlaşıyoruz Türk ortağıyla. Sıkıntı yok diyorlar.

- İyi ama kurdukları şirket 10 bin YTL sermayeli. Bir kaynak gözükmüyor.

- O önemli değil. Bir şirketi 5 milyara da kuruyorsunuz. Yatırım için aktarılacak sermaye önemli. Kesin anlaşmayla birlikte herşey netleşecek. Şu anda herşey devam ediyor.

- Amerika'daki gazete yazısında Stewart, "Yakında 100 milyon dolarlık kaynak belgesi göstereceğiz" diyor. Bu kaynak Afyon'daki arazinin tapusu olmasın?

- Tapu işlemini henüz yapmadılar. Tapuyu almalarından itibaren üç ay sonra yatırıma başlamayı taahhüt ediyorlar. Tapu karşılık gösterilemez. Tahsis yapılırken üzerine şerh de konuyor. Araziyi karşılık olarak kullanma şansları yok.

 

 

  TEK SOMUT YANI KAĞITTAKİ ÇİZİMLER

 Afyon'a "Kar Vadisi" projesini hazırlayan İskoç işadamı Tom Stewart ve ortakları, bir süredir kentin ileri gelenlerini ziyaret ederek hazırlıklarını anlatıyor. Stewart ve otakları, bir süre önce de Afyon Belediye Başkanı Abdullah Kaptan'ı ziyaret ettiler. Başkan Kaptan, görüşme sırasında "Afyonkarahisar'da böyle bir projenin hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti" dile getirdi. Kar Vadisi projesiyle ilgili teknik çizimlerin tamamlanmış olmasına rağmen, projenin detayları henüz kesinleşmedi. Şirket yetkilileri, proje üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtiyorlar. Bu nedenle de henüz projenin bir maketi ortada yok. Projenin tek somut elle tutulur yanı da kanıt üzerindeki çizimler.

 

KAR VADİSİ DOSYASI / 2

 

İŞTE O MEKTUP

 

Yaşamı boyunca tek bir projeyi bile tamamlamayı başaramayan İskoç işadamı Tom Stewart ve ortakları, bugünlerde Amerika'da "700 milyon dolarlık Kar vadisi projesini hangi kaynakla yapacaksın?" sorusuyla karşı karşıya.

100 milyon dolarlık bile bir kaynak gösteremeyen Stewart ve ortakları, bu sorudan kurtulmak için garip bir yönteme başvurdular ve Riverhead kasabası yetkililerine Türkiye'den gelen bir belge sundular. Kasaba yetkililerine gönderdikleri belge de, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Afyon milletvekili Sait Açba'nın el yazısıyla yazdığı üç sayfalık mektup. Açba'nın mektubu TBMM antetli bir kağıda yazılmış.

MEKTUP AMERİKA'YA NASIL ULAŞTI? Açba'nın, "Kar Vadisi" projesinin Türkiye ayağı durumunda olan Gökhan İzidoğru'ya gönderdi. İzidoğru da mektubu İngilizceye çevirdi. Bu metni de mektuba ekleyerek Alanya'daki "Hunkar Leder" adlı bir dericilik mağazasından Amerika'ya faksladı.

Açba'nın 10 Şubat tarihli bu mektubunu alan İskoç işadamı Stewart'ın ABD'deki ortağı Delbert Freedline, mektubu aynı gün tarayıcıdan geçirerek bilgisayara aktardı ve bir elektronik posta ile Riverhead kasabası yönetimine gönderdi.

Freedline, Açba'nın mektubuna İzidoğru'nun İngilizcesi yetersiz çeviri metnini de ekledi. Nitekim çeviri metnine İzidoğru el yazısıyla "Kötü İngilizcem için özür dilerim" yazmış. Nedense  700 milyon dolarlık bir projenin yürütücüleri, düzgün bir İngilizce çeviriyi bile organize edememişler.

Dikkat çeken bir nokta da, Freedline'ın mektubu kasaba yetkililerine mail ile gönderirken "Bakanlıktan pazartesi günü yeni belgelerin geleceği" ve bu belgeleri de sunacağı notunu eklemiş olması.

AÇBA GÜVENCE VERİYOR Komisyon Başkanı Açba'nın mektubu "Snow Valley LTD" şirketi ve Gökhan İzidoğru'ya hitaben yazılmış olmasına rağmen, İzidoğru'nun temasları ile de ilgili bilgiler içeriyor. Açba'nın mektubu aynen şöyle:

"Snow Valley Hd.

Sn. Gökhan İzidoğru'nun dikkatine

Snow Valley'in talep ettiği Afyon Projesi yer teslimi çalışmaları son aşamadadır. Maliye ve Turizm Bakanlarımız ve Başbakanımız bu projeye çok önem vermektedirler.

Bu proje ile ilgili olarak Mr.Gökhan İzidoğru ve şahsım bizzat Sn. Başbakanımızla görüştük. Başbakanımız ilgili bakanlara talimat verdi ve işlemlerin hızla bitirilmesini istedi.

Snow Valley Hd. talebi 1 milyon m2 idi. Maliye Bakanlığı'nın elinde  750 bin m2 vardı. Bu araziye ilaveten 300 bin m2 araziyi Devlet Demiryollarından satın aldı ve 7 trilyon 660 milyar ödeme yaptı. Daha önceki 750 bin m2 de Devlet Demiryolarından satın alınmıştı.

Bakanlık bu projeyi çok önemsediği için araziye 21 trilyon (yaklaşık 14 milyon dolar ödedi.) Bugüne kadar bakanlık hiçbir yatırım için bir başka kurumdan böyle bir satın alma yapmadı.

Şimdi, bugünlerde iki parçalı olan (750+300) arazisinin tapuda tek parçaya dönüştürülmesi yapılıyor. Ayrıca yasal mecburiyet olduğu için ilana çıkıldı. İlan süresi 28 Aralık'ta tamamlanacak.

28 ve 29 Aralıkta Snow Valley Projesinin yer teslim kararı verilecek ve şirket bu karara dayanarak 2-3 Şubatta Afyon'dan tapusunu alabilecek.

Bu arazinin teslimi ile ilgili hiçbir sorun yoktur. Aksine arazi Snow Valley şirketine tahsis için Devlet Demiryollarından bu gerekçe ile satın alınmıştır.Gecikme yasal mecburiyet olan" ilan" yapma nedeniyle olmuştur.

Saygılarımla. Doç. Dr. Sait Açba

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı"

İZİDOĞRU: EN BÜYÜK DESTEKÇİMİZ AÇBA Açba'nın bu mektubunun ardından ABD'ye yeni bir belge gönderilip gönderilmediği belirlenemedi. Ancak şirketin ABD'deki projeye teminat olarak göstermeyi planladığı Afyon'daki arazinin tapusunu henüz almadığı öğrenildi.

Arazi tahsis işlemleri tamamlanmasına rağmen henüz projenin teknik detaylarının bile tamamlanmadı. Mart ayı sonunda temel atılacağı söylenmesine rağmen hala projeyi hayata geçirecek yapımcı şirketlerle anlaşmalar yapılmamış durumda. Henüz işi yapacak firmaların otaya çıkmamasına rağmen bu kadar büyük projenin iki yıl içerisinde bitirileceği sözü veriliyor.

Ayrıca Snow Mountain Şirketinin mali kaynakları konusundaki belirsizlik de sürüyor. Şirketin Türk ortağı Gökhan İzidoğru, ABD'deki yerel gazete Newsday ve ardından Hürriyet'in projedeki şaibelerle ilgili yaptığı yayına rağmen henüz bir açıklama yapmadı.

Faruk BİLDİRİCİ (18 Şubat 2007 / Hürriyet)

 

 

BİR YIL İÇİNDE İŞE BAŞLAMAK ZORUNDALAR

 

"Yatırımların ve istihdamın teşviki" ile ilgili 5/84 sayılı yasaya göre bedelsiz tahsis edilen arsa ve araziler üzerinde tahsisin yapılmasından itibaren bir yıl içinde yatırıma başlanması zorunlu. Bir yıl içinde yatırıma başlanamaması halinde Maliye Bakanlığı tahsis işlemini resen kaldırabiliyor. Ancak "Mücbir sebeplerin bulunması halinde bu bir yıllık süre altı aya kadar" uzatılabiliyor.

 

TURİZM BAKANLIĞI: ARAZİ VE PROJE BİZE AİT DEĞİL

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Şenol Aydemir, Afyon'da düşünülen Kar Vadisi projesinin ve arazinin Bakanlığa ait olmadığını belirtti. Projenin özel bir şirket tarafından tasarlandığını aktaran Aydemir, henüz hayata geçmiş bir faaliyet olmadığının da altını çizdi. Aydemir, AKP'li vekilin termal tesislerle ilgili çalışmaları olduğunu ama bu çalışmalarla da Bakanlığın bir ilgisi olmadığını vurguladı. Aydemir, vekilin yurtdışından bazı şirketlerle kendisinin bağlantı kurduğunu ve arazilerin de Milli Emlak'a ait olabileceğini ifade etti. 

 

EN BÜYÜK DESTEKÇİMİZ AÇBA

 

Kar Vadisi projesinin mucitleri olan Snow Mountain şirketi yetkilileri geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar vali vekili Nevzat Sinan'ı da ziyaret etmişlerdi. Şirketin Türk ortağı olan ve Alanya'da emlakçılık yapan Gökhan İzidoğru bir süre önce Afyon'da yetkilileri ziyareti sırasında Açba'nın kendilerine verdiği destekten sözetmişti. İzidoğru, “Said bey olmasaydı, bu yatırım olmazdı. Kendisinden büyük destekler gördük. Yatırım yapmamızda ki en büyük pay Said Beye aittir” demişti.

 

KAR VADİSİ DOSYASI / 3

 

      AFYON VOLİSİ MECLİS’E GELDİ

 

      Hürriyet’in "Kar vadisi mi, kar volisi mi?" başlığıyla duyurduğu Afyon'daki kapalı "Kar vadisi"  projesiyle ilgili çarpıklıkları TBMM gündemine getiren CHP Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Ateş, "Afyonkarahisar'daki olay, AKP'nin yeni bir Ali Dibo vakasıdır" dedi.

     Ateş, Parlamentoda, TCDD'ye ait taşınmazların satışıyla ilgili basın toplantısı düzenledi ve Afyon'daki "Kar vadisi" olayındaki çarpıklıkları gündeme getiren Hürriyet gazetesini gösterdi.

      Ateş, Afyonkarahisar'da, TCDD'ye ait toplam bir milyon metrekare alanın, Maliye Bakanlığı tarafından satın alınıp ya da borç karşılığı mahsup edilip; kim olduğu, ne olduğu, hatta gerçekten var olup olmadığı bile bilinmeyen birilerine tahsis edildiğini öne sürerek, bu olayın demiryolları taşınmazlarının hangi amaçlar için kullanılabileceğini ve "nasıl yeni Oferler, Kutmanlar ya da Stewart'lar yaratabileceğini" ortaya koyduğunu savundu. Ateş, şöyle konuştu:

       "TBMM Plan ve Bütçe Komisyon Başkanı, elle mektup yazıyor. Yazdığı mektup, bir halı mağazasından faksla Amerika'ya, Riverhead adlı bir kasaba yönetimine yollanıyor. Lütfen düşünün... Acıklı ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Maliye Bakanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, Amerika'daki bir kasaba yönetimine 'garantör' gösterilmeye çalışılıyor. Şirketin olup olmadığı belli değil... Bu, AKP'nin, yeni bir Ali Dibo vakasıdır. Ancak, zedelenen AKP'nin değil Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarıdır. AKP, tüm bunları demiryollarının yapım, bakım ve onarımına kaynak yaratmak için yapıyormuş. Acaba öyle mi? Demiryollarına kaynak yaratmak amacı arkasında, TCDD'ye ait yerler rant alanı haline getiriliyor."

       UNAKITAN'A SORU ÖNERGESİ Milletvekili Ateş, Afyon'daki "Kar Vadisi" projesi ile ilgili olarak Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına bir soru önergesi verdi. Ateş, önergesinde şu sorulara yer verdi:

       "17 ve 18 Şubat 2007 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan Faruk Bildirici imzalı habere göre Afyonkarahisar'da, 1 milyon metrekareyi aşkın alan Snow Valley Hd. adlı bir şirkete tahsis edilmiştir.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba, Maliye Bakanlığı'nın "bu araziye 21 trilyon (yaklaşık 14 milyon dolar) ödediğini" ve bunun "Maliye Bakanlığının başka bir kurumdan arazi satın almak için ödediği en yüksek" meblağ olduğunu belirtmektedir.

1 - Bakanlığınızca, bedelsiz olarak üçüncü kişilere tahsis edilecek bir yer için, TCDD'ye 21 milyon YTL ödendiği doğru mudur?

2 - Bakanlığınız 21 milyon YTL ödeme yaptığı yere, kaç YTL'lik bir yatırım beklemektedir?

3 - Tapuların birleştirme işlemleri tamamlanmış mıdır?

4 - Arazinin tahsisi için ihale açılmış mıdır? İhaleye kimler katılmıştır, teklifleri nelerdir?

5 - Tapu, Snow Valley Hd. adlı şirkete verilmiş midir?

6 - Bakanlığınızın, devir için ilgili şirketten yerine getirmesini istediği "koşullar" nelerdir?

7 - 5084 sayılı Yasa'nın 5. maddesine göre tapuya, taşınmazı "devir alan gerçek veya tüzel kişilerin, devir amaç ve koşullarına uymak zorunda olduğuna dair şerh" konmuş mudur?

8 - Yatırım gerçekleşmediği takdirde, Maliye Bakanlığı'nca ödenen 21 milyon YTL'nin hesabını kim ve nasıl verecektir?

Ateş, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a yöneltiği soru önergesinde de Afyon'da Devlet Demiryolları arazisinin Snow Valley firmasına tahsis edilmesiyle ilgili bilgi istedi.

 

Faruk BİLDİRİCİ   (20 Şubat 2007 / Hürriyet)

 

 

    AÇBA’DAN MEKTUP SAVUNMASI:

  

     “REFERANS MEKTUBU DEĞİL BİLGİ NOTU”

 

       TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve AKP Afyon milletvekili Sait Açba, kendisinin el yazısıyla yazdığı ve "Kar Vadisi" projesini yürüten firmanın ABD'de Riverhead kasabası yetkililerine sunduğu mektubu "Bu bir referans mektubu değil bilgilendirmedir" diye savundu.

      Komisyon Başkanı Açba, Hürriyet'in "Kar vadisi mi, kar volisi mi" ve "İşte voli mektubu" başlıklı haberleriyle ilgili olarak dün TBMM'de bir basın toplantısı düzenledi. Proje ve hakkındaki iddialara yanıt veren Açba, Afyonkarahisar'da 700 milyon dolarlık "Kar Vadisi" yapmak isteyen İskoçyalı işadamı Tom Steward'ın, kendisinin gelinen durumla ilgili mektubunu, ABD'nin Riverhead kasabasında yapacağı 750 milyon dolarlık benzer kapalı "Kar vadisi" projesi için teminat gösterdiğine ilişkin iddiaların doğru olmadığını savundu. Stewart ve ortaklarının Şubat'ın ilk haftasında ABD'ye gittiklerini hatırlatan Açba, şunları kaydetti:

       "Riverhead'da, Türkiye'de yatırım talebinde bulunduklarını ve Türk hükümetinden ciddi teşvik ve destek gördüklerini ifade ediyorlar. Riverhead yetkilileri de Afyon projesinde son gelinen noktayı sorduklarında, tahsis işlemlerinin son durumuyla ilgili tarafımdan yazılı yazının İngilizcesini takdim ediyorlar. Tahsis onayının yakında geleceğini, arzu ederlerse onayı da takdim edebileceklerini ifade ediyorlar. Olayın esası budur. Yazıldığı gibi, 'Mektubu kasabaya teminat gösterdi, araziyi teminat gösterip Riverhead'da da yatırım yapacaklar' iddiaları, koskoca bir yalandır."

       Açba, gazetecilerin bir sorusu üzerine, bilgi notu olarak gönderdiği mektubun "referans mektubu" olmadığını kaydederek, haberlerle ilgili olarak hakkını yargıda arayacağını söyledi. Açba, Teşvik Yasası uygulamalarını adım adım takip ettiklerine işaret ederek, yabancı yatırımcıların da yasal mükellefiyetlerini bildiğini söyledi. Bedelsiz tahsis işinde tapuya, yatırımcının taahhütlerinin şerh düşüldüğünü hatırlatan AKP'li Açba, "Tapu senedini karşılık gösterip yurtiçi ve yurtdışında kredi almaları mümkün değil. Kaldı ki tapu alma hakkını kazanmış olan şirket henüz tapusunu da almış değil" diye konuştu.

      BİZE DÜŞEN BEKLEMEK Şirkete yatırıma başlamak için üç ay süre öngörüldüğünü kaydeden Açba, bu sürede detay projelerin tamamlanıp ana hatlarıyla konseptin hazırlanarak finans hazırlıklarının tamamlanacağını ve yapımcı firmalarla kesin anlaşmaların imzalanacağına işaret etti. Açba, şirketin zamana ihtiyacı olduğunu ve finans kuruluşlarıyla görüşmelerin devam ettiğini belirterek, "Bize düşen Mart sonuna kadar beklemektir" dedi.

Şirketin 10 bin YTL sermayesinin az olup olmadığı sorularına karşılık Sait Açba, "Böylesine büyük yatırımların şirketlerin öz sermayesiyle yapılması mümkün değil. Uluslararası alanda da Türkiye için de bu durum geçerli. İyi bir projeniz varsa 500 trilyonluk bir iş yapılabilir" diye konuştu.

     Projenin içinde bulunduğu 2.5 milyon metrekarelik alanın TCDD'nin vergi borcuna karşılık Hazine'ye geçtiğini belirten Açba, "Buranın turizm alanı ilan edilme işlemleri sürüyor" dedi.

 

KAR VADİSİ DOSYASI / 4

 

     BU SORULAR YANIT İSTİYOR

 

 

      TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve AKP Afyon milletvekili Sait Açba'nın, Afyon'da "Kapalı Kar Vadisi" yapmayı vadeden şirkete verdiği mektubunun ABD'de Riverhead kasabası yetkililerine sunulmasıyla ilgili savunması yeni soru işaretlerinin ortaya çıkmasına neden oldu.

       Açba önceki gün düzenlediği basın toplantısında şirketin yetkililerine hitaben yazdığı mektubun yine o şirketin yetkililerine 1 milyon metrekare arazinin tahsisiyle ilgili bilgi notu olduğu savunması yapmıştı.

İskoç işadamı Tom Steward'ın 750 milyon dolarlık yatırımı gerçekleştirebilecek maddi kaynağı olup olmadığı konusundaki belirsizliği gideremeyen Açba, yasal yetkisi olmamasına rağmen neden böyle bir mektubu kendisinin yazdığını açıklayamadı. Açba'nın yanıtsız bıraktığı 10 soru şöyle sıralanıyor:

1- Mektubunuzun Riverhead yetkililerine sunulmasına neden onay verdiniz?

2- Şirket, teminat göstermediyse neden mektubunuzu Riverhead kasabası yetkililerine verme gereği duydu?

3- "Kar Vadisi" projesini desteklerken şirketin ABD'deki durumuyla ilgili olarak Riverhead yetkililerinden bir belge istediniz mi?

4- Eğer bu mektup, bir bilgi notu ise neden siz yazdınız?

5- Böyle bir belgenin tahsisi yapan Maliye Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği gibi resmi ve ilgili bir kuruluş tarafından verilmesi doğru olmaz mıydı?

6- Yetkiniz olmayan bir konudaki mektubu yazarken TBMM antetli kağıt kullandınız?

7- Mektubu, şirketin Türkiye'deki ortağı Gökhan İzidoğru'ya hitaben yazdığınıza göre, bir şirketin yetkilisine o şirketin durumuyla ilgili bilgi notu yazmanız garip değil mi?

8- Projesinin çizimi bile bitmemiş, kredisi hala bulunmamış ve yapımcı şirketlerle henüz anlaşma yapılmamış bu kadar büyük bir projede Mart soruna kadar (40 gün) temel atılabilir mi?

9- Bu şirketin güvenilirliği ile ilgili bir araştırma yaptınız mı? Yapmadıysanız nasıl oldu da başbakan ve bakanlara götürecek kadar güven duydunuz?

10- Şirketin Amerika'da kullanması için başka belge gönderdiniz mi?

Faruk BİLDİRİCİ (21 Şubat 2007 / Hürriyet)

 

 

     CHP AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE:

 

    "SAİT AÇBA ŞİRKETİN MÜMESSİLİ Mİ?"

 

CHP Afyon milletvekili Halil Ünlütepe, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba'nın şirketin Amerika'da kullanması için "Kar vadisi" projesiyle ilgili mektup göndermesini "Sait bey şirketin mümessili mi?" diye değerlendirdi.

Ünlütepe, Hürriyet'in "Kar Vadisi" projesine yönelik sorularını yanıtlarken Açba'nın şirket yetkililerinin geliş gidişleri bile kendisinin açıklamasını eleştirdi. Ünlütepe, "Firma yetkililerinin ne zaman geleceğini, hangi otelde kalacaklarını, kimlerle konuşacaklarını kendisi açıklıyor. Bir parlamenterin bunları yapması çok garip. Bir parlamenter şirketin mümessili gibi davranmamalı" dedi. Ünlütepe sözlerini şöyle sürdürdü:

"TÜRKİYE'NİN İTİBARI ZEDELENDİ Afyonkarahisarlılar bu ortaya çıkan iddialarla ciddi bir yara aldı. Hürriyetten okuduğumuza göre Amerika'da böyle bir yatırımın içine giriyor, Türkiye'yi referans gösteriyor. Peki bunu nereden buldunuz? Ben bir ara ‘Bu dönemin milletvekilleri utanacak’ demiştim. Zaman zaman ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Üzüldüm. Ben bir Afyonkarahisar Milletvekili olarak nasıl parlemantoya gireceğim?

Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, Maliye Bakanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Amerika’daki bir kasaba yönetimine garantör gösterilme mertebesine düşüyor. Bu AKP’nin yeni bir Ali Dibo vakası’dır. Ancak zedelenen AKP değil Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarıdır."

ŞİRKET GÜVEN VERMİYOR Afyon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Melih Yurter ile konuştum. Şirket yetkililerinin kendisine güven vermediğini söyledi. Başka bir görüşmede de bu şirket yetkilileri 'Neden Afyon'u tercih ettiniz?' sorusuna, 'Tesadüfen' cevabı vermişler. Böyle şey olur mu? Bu kadar büyük bir yatırım için tesadüfen yer seçilir mi?

Bu pek de ciddi bir firma olmadıklarını gösteriyor. Hem zaten bu firma önce Kar Vadisi projesinin 800 milyon Euroluk bir yatırım olduğunu söylemişti. Sonunda 400 milyon Euroya düştüler. Ciddi bir yatırımcı rakamlarla böyle oynamaz.

SAİT BEY NEDEN MEKTUP GÖNDERDİ? Sait bey neden Amerika'ya mektup göndermiş? Syölediği gibi bir bilgi notu olsa bile neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduğunu çözemiyorum. Benim bildiğim kadarıyla Sait bey dürüst bir insandır. Ama bizim sıkıntımız Afyon'a gelecek yatırımlarla ilgili seçici olma konumuna gelmesi. niye yatırımcılar gidip bir parlamenter ile yatırımlarını görüşsün? Şu anda böyle oluyor. Hatta Antalya'dan gelen bir firmaya telefon edilip dosyasını geri alması bile istendi.

HAVAALANININ YERİ PERGELLE BELİRLENDİ Afyon havalanı sivil ulaşımı açılamayınca Altıntaş havaalanının yapımı gündeme geldi. Sait bey, havaalanını da bu firmanın yapacağını söyledi. Nasıl yapacalar? Bu konuda hiçbir deneyimleri yok. Zaten yaptıkları birşey de yok.

Zaten Altıntaş havaalanının yerini de Ulaştırma Bakanı pergel tutarak ortayı belirlemiş, bölge havaalanı olarak belirlemiş. Bu çağda bir havaalanının yeri pergelle belilenir mi? Bilim adamları, teknokratlar dururken pergel ile yer mi tespit edilir? Ben o havaalanının da yapılabileceğini sanmıyorum."

 

 

      BAKAN UNAKITAN: BUNLAR GERÇEK YATIRIMCI MI?

 

       Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın geçen yıl temmuz ayında Afyon gezisi sırasında Afyon milletvekili Sait Açba'ya Kar Vadisi projesinin sahipleriyle ilgili olarak "Bunlar gerçek yatırımcı mı?" diye sorduğu belirlendi.

Unakıtan, Doğan Haber Ajansı'nın 24 Temmuz 2006 tarihinde geçtiği habere göre, kentte AKP milletvekilleri ve yetkililerle bilikte incelemelerde bulundu. Unakıtan, tahsisi düşünülen Vagon fabrikası arazisini de gezdi. Bu arada Sait Açba Ağustos sonu, ya da Eylül başında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla büyük bir temel atma töreni yapılacağını açıkladı. Açba, bir yatırımcı grubun Vagon Fabrikası arazisinde 1 milyon metrekare talepte bulunduğunu ve dev bir yatırıma hazırlandığını açıkladı.

     Unakıtan’ın “Bunlar gerçek yatırımcı mı” diye sorması üzerine, “Bayın Bakanım siz de görüştünüz biliyorsunuz. Günde 3-4 kez arayıp durumu soruyorlar. Bu arayışları da bizi ümitlendiriyor. Yapmayacak insan bu kadar üzerinde durmaz sanırım" diyen Açba sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatı rımcılar Ağustos sonuna kadar tüm proje ve dosyalarını hazırlayıp Afyonkarahisar’a gelecekler ve dilekçelerini verecekler. Şu anda imar tadilatları yapılıyor. Ağustos’ta geldiklerinde biz de gerçek yatırımcı olup olmadıklarını göreceğiz."

 

        AÇBA SAVUNDU: HER YATIRIMCIYI DESTEKLİYORUM

 

"Kar Vadisi" yapmak isteyen firmanın Türk ortağına mektup yazan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba, zaman zaman yatırımcıların bu yönde talepleri olduğunu belirterek, "işi yakından takip ettiği için" mektubu kendisinin yazdığını söyledi.

TBMM'de aynı konuyla ilgili 24 saat arayla ikinci basın toplantısını düzenleyen Açba, "Çalışma üç-beş koldan yapılıyor. Tüm bilgiler bizde. Yatırımcının tek tek o bilgileri kurumlardan toplama şansı da gözükmüyor, böyle bir usul de yok. Süreci yakından izlediğimiz ve hızlandırdığımız için, bizden bu bilgileri rahatlıkla alabileceklerini bildikleri için bizden talep ediyorlar" dedi. Her yatırımcıya aynı desteği gösterdiklerini belirten Açba "Vicdanınız rahat mı?" sorusuna da "Ortada vicdanımızı rahatsız eden herhangi bir olay yok" karşılığını verdi.

Açba, Hürriyet'in "Kar vadisi mi, kar volisi mi" manşetiyle duyurduğu olayı bir soru önergesiyle Meclis'e taşıyarak "AKP'nin yeni bir Ali Dibo vakası" değerlendirmesini yapan CHP'li Abdülkadir Ateş'i ise "müfteri" ilan ederek özetle şunları söyledi:

"Abdülkadir Ateş'in eline Hürriyet Gazetesi'ni tutuşturmuşlar, güzel de bir poz vermiş ve yalan haber karesine bir güzel oturmuş. Düne kadar ağır başlı görüntüsüyle, nazik tavrıyla algıladığım sizi 'çamur'un üzerine bir güzel oturtuvermişler. Hiçbir araştırma yapmadan, delil ortaya koymadan müfteri konumundasınız. Sizin de elleriniz çamurlu kalacak hem de iki eliniz birden. Bu çamuru zor temizlersiniz. Öncelikle Afyonkarahisarlılardan gelip özür dilemeniz lazım. Sonra da 'termal su' ile (80 derece) ellerinizi yıkamanız lazım ki bu çamurdan temizlenesiniz."

 

KAR VADİSİ DOSYASI / 5

 

700 MİLYON DOLARLIK DÜZMECE BOZULDU

 

"Kar Vadisi" kurmayı vadeden İskoç işadamı Tom Stewart, ABD'deki benzer projesinde kötü bir yanıt aldı. Riverhead yetkilileri, Stewart'a "yeterli sermayesi olduğunu kanıtlayana kadar teklifini kabul etmeyeceklerini" ilettiler.

Hürriyet'in "Kar vadisi mi, kar volisi mi" haberi, önceki gün Amerika'da yankılandı. New Yok'ta yayınlanan yerel bir gazete olan Newsday'in dünkü sayısında "700 milyon dolarlık şüphe" başlıklı haberde Hürriyet'in haberinin oyunu bozduğunu yazdı. Elizabeth Moore'un kaleme aldığı yazıda, Türkiye'deki gelişmelere şöyle değinildi:

"700 milyon dolarlık bir düzmece? Plan buydu. Ta ki bir Türk gazetesi Tom Stewart'ın Riverhead Kasabası Yönetim Kurulu'na sunduğu teklifi ve kişisel mali sorunlarını haftasonunda manşetine taşıyana kadar.

Stewart, Afyon'daki projesini iki hafta önce Riverhead'de daha önceden donanmaya ait 755 akrelik alana bölgedeki en yüksek binayı dikmek için teklifte bulunurken, kanıt olarak sundu. Avukatı, Riverhead yetkililerine Türkiye'deki inşaatın bir ay içinde başlayacağını söyledi."

Türkiye'deki durumun Stewart'ın avukatının verdiği bilgiden farklı olduğu vurgulanan yazıda, Hürriyet'in haberiyle ortaya çıkan durum değerlendirildi. CHP milletvekili Abdülkadir Ateş'in TBMM'ye konuyla ilgili olarak soru önergesi verdiği bilgisi verilen yazıda, "Newsday gazetesinde Stewart'ın iflas ettiğini ve aynı tip kayak vadisi inşa etmek için eskiden yaptığı tekliflerde ortakları tarafından dümene uğradığını iddia ettiğinin yazılması üzerine, Riverhead yetkilileri, Stewart yeterli sermayesi olduğunu kanıtlayana kadar teklifini kabul etmeyeceklerini belirttiler" denildi. Yazının son bölümünde Stewart'ın, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de Afyonlu olduğuna dair sözleri de aktarıldı:

TÜRKLER BENİ DESTEKLER SEZER DE AFYONLU "Stewart haftasonu Türkiye'den ayrıldı. Stewart'ın Türkiye'deki projesine mali destekçi arayan Belçikalı bir avukat olan Frederick van Zweeden, başlangıç sermayesi koyacak özel bir yatırımcı bulmak için gün aşırı çalıştığını söyledi. Zweeden, Türkiye'nin önümüzdeki üç ay içinde Stewart'ın ülkeye 15 milyon aktarmasını beklediğini belirtti. Bu kaynağın aktarılması, Stewart'ın Türkiye'deki arsayı rehnetmesini sağlar ve diğer yatırımcıların beklentilerini karşılar.

Türk yetkilileri ise bu planın gerçekleşmeyeceğini söylüyor. Açba cumartesi günü Hürriyet gazetesine 'Arsayı maddi teminat olarak gösteremezler' dedi. Van Zweeden, Stewart'ın kişisel iflasının öz sermaye ortağı bulmasını zorlaştırdığını kabul etti. Ancak Stewart yönetim kurulunun kararlarını başkalarına bıraktığı sürece, yatırımcıların korunacağını söyledi.

Stewart, Newsday gazetesine Türkiye'nin desteğinden emin olduğunu belirtti. 'Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Afyon'da doğdu. Geçen hafta Afyon'daki belgelerin resmi olarak Stewart'a teslim edilmesi gerekiyordu. Ancak Cumartesi günü Stewart evine eli boş ve yanlış anlaşıldığını savunarak döndü ve (Bence bu bir bekle-ve-gör-vaziyeti) dedi." 

Faruk BİLDİRİCİ (22 Şubat 2007 / Hürriyet)

 

SANDIKLI’YA OKUL VADETTİLER

ÜÇ AYDIR ARAYIP SORMADILAR

 

TARİH, 8 Aralık 2006. O gün Başbakan Tayyip Erdoğan Afyon'un Sandıklı ilçesinde. Karşılayan öğrencilerin talepleri, ilçedeki Anadolu Öğretmen Lisesine 25 derslikli bir ek bina ile öğrenci yurdu ve spor salonu yapılmasıydı.

Başbakan Erdoğan, “Bir hayırsever bulunur yaptırırız inşallah, merak etmeyin” yanıtı verdi öğrenciler ile vatandaşların bu isteğine. Aradan 45 dakika geçmişti ki, TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve AKP Afyon milletvekili Sait Açba, Erdoğan'ın yanına geldi, müjdeyi verdi:

- Aradığımız hayırsever bulundu.

Açba'nın bulduğu 6 trilyon liralık bağışta bulunmayı vadeden "hayırsever" Afyon'daki "Kar Vadisi" projesinin Türk ortağı Gökhan İzidoğru'ydu. Açba'nın ilettiği haber Erdoğan'ı da sevindirdi. Bir de telefon görüşmesi yaptı "hayırsever" işadamı ile.

NE ARAYAN VAR NE SORAN Sandıklı'ya bu müjdenin verilmesinin üzerinden üç aya yakın bir zaman geçti. Ancak ne arayan oldu ne soran. Aslen Sandıklı doğumlu olup, Alanya'da cafe-bar işleten, emlakçılık yapan Gökhan İzidoğru, Sandıklı'ya gelip de yetkililere yaptırmayı vadettiği okulla ilgili bir girişimde bulunmadı.

Sandıklı Kaymakamı Şükrü Ürgüner, "Biz de o gün duyduk. Bizim arsamız hazır. Ancak fiilen bir gelişme yok" dedi. Ürgüner, Hürriyet'in konuyla ilgili sorularına "Bana kimse uğrayıp bu konuyu sormadı, ilçemize uğrasalardı da haberimiz olurdu" diye yanıtladı.

VALİ İLE DE TEMASLARI OLMADI Afyon Vali vekili Nevzat Sinan da Sandıklı'ya okul yapılması konusunda bir ilerleme olmadığını dile getirdi. Sinan da bu konuda şu bilgiyi verdi:

"Doğrudur Başbakan'ın yanında bunu yaptıkları söylendi. Şu ana kadar bizimle bir temasları yok. Bu şirketten daha ziyade o Türk ortağı (Gökhan İzidoğru) oralı olduğu bir sözü vermiş. O köyde okul ihtiyacı olmadığı için böyle bir teklifte bulundular, o da bunu yapabileceğini söyledi. Onlarda böyle bir şey yapabileceklerini söylediler.

O yapabileceğini söylediği için sayın Başbakan'a böyle bir deklarade bulunuldu. Sayın Başbakan da (Bunu yaparsanız memmun oluruz) dedi. Bu kadar. Şirketin kurulması daha çok yeni olduğu için yaparlar yapmazlar bir şey diyemiyorum. Yaparlarsa iyi olur ama yapmazlarsa da devlet okulunu kendi yapar."

 

 

İŞTE MALİYE’NİN TAHSİS BELGESİ:

ONAY ÇARKI TERSİNE İŞLEMİŞ

 

Maliye Bakanlığı'nın Afyon'a "Kar Vadisi" yapılmasıyla ilgili tahsis belgesinde bürokrasi çarkının teamüllerin tersine işlediği ortaya çıktı. Belgenin onaylanması süreci alt kademeden yukarı doğru ilerlemesi gerekirken "Kar Vadisi" tahsis belgesini Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, müsteşar ve genel müdürden önce imzaladı.

Unakıtan'ın imza tarihi 21 Ocak 2007 iken, Müsteşar Hasan Basri Aktan ve Müsteşar Yardımcısı Mehmet Şirin, belgeyi "Uygun görüşle arz ederim" notu düşerek, bir gün sonra yani 22 Ocak'ta imzaladılar. Belge yine bürokraside görülmedik bir hızla aynı gün Afyonkarahisar Valiliği'ne gönderildi. Toplam 1 milyon 61 bin metrekarelik arazinin Snow Valley Turizm Ticaret Limited Şirketi'ne bedelsiz olarak tahsisine ilişkin belgede şu hükümler yer aldı:

"- Kar vadisi kayak merkezi ve spor parkı tesislerinin kurulması yatırımına tapunun devir tarihinden itibaren en geç üç ay içinde başlanacak.

- İnşaat alanı 447 bin metrekare olacak olan yatırım 15 Mayıs 2009'da tamamen bitirilecek.

- Yatırım süresi içinde tamamlanamazsa Hazine adına yapılanlara da el konacak.

- Süresi içinde tamamlanamazsa idareye tazminat ödenecek.

- Arazi tahsis amacı dışında kullanılamayacak.

 

 

VALİ SİNAN: İYİ BİR KAMU HİZMETİ VERİYORSUNUZ

 

Afyon Vali Vekili Nevzat Sinan, "Kar Vadisi" projesiyle ilgili gelişmeler konusunda "Şu anda bir değerlendirme yapmam zor ama şimdi bende sizler gibi izliyorum" dedi. Sinan, "Muhakkak iyi bir kamu hizmeti veriyorsunuz. Bu arada tabi yatırımcıda güvercin gibi biraz ürkektir, ürkütmemek gerekir" diye konuştu.

Sinan, Hürriyet'in konuyla ilgili sorularını yanıtlarken "Bizim görevimiz sadece yer tahsis ettikten sonra yasal süreler içerisinde gereğinin yerine getirmesi beklemektir. 2-3 ay içerisinde zaten inşaata başlamak zorundalar. Başlamadıkları taktirde devletin verdiği tahsis iptal edilecektir" diye konuştu. Vali Sinan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"5084 sayılı yasada zaten yazıyor. Bu topraklar zaten yüzyıllardan beri burada duruyor. Sizler görevinizi yapıyorsunuz. Tabii Afyon halkının umutlarını da yok etmemek gerekiyor. Ben de sizin gibi araştırdım. Banka müdürü arkadaşlarla konuştum, (Böyle bir tapuyu teminat kabul edebilir misiniz?) diye sordum. (Türkiye'deki bankalar bile teminat olarak kabul edemez) dediler. Tapuyu da almadılar zaten.

Bankalarla kredi anlaşması olup olmadığını bilemeyiz. Bu daha çok dışardan yürütülecek bir sermaye hareketi. Proje çok büyük bir proje. Tabi halkın da kafasında soru işaretleri uyanıyor. Ama bu işin bir bekleme dönemi var. Nihayetinde bu topraklar bizim.

Muhakkak iyi bir kamu hizmeti veriyorsunuz. Bu arada tabi yatırımcıda güvercin gibi biraz ürkektir. Çok da ürkütmemek gerektiğini de düşünüyorum özünde. Ama niyetinin ciddi olup olmadığını anlamak için yasal olarak da zamana ihtiyaç var.

Umarım gerçekleştirirler. Sonunda sadece Afyon değil ülkemiz kazanır. Dubai'de yapılan küçük bir kar merkezi bile dünyanın dikkatini çekerken Afyon'da ondan çok daha büyük bir şeyin yapılması çok hoş olur."

Vali Sinan, havaalanı inşaatını da Kar Vadisi projesinin sahibi olan şirketin yapacağı habelerini ise "söylenti" olarak nitelendirdi. Sinan, yapımı kimin üstleneceğinin belli olmadığını vurguladı.

 

AMERİKALI ORTAKTAN TÜRK ORTAĞA:

 TÜRK YETKİLİLERİ AMERİKA’YA DAVET ETMEYİ İSTERİZ

 

"Kar Vadisi" projesinde İskoç İşadamı Tom Stewart'ın ABD'li ortağı Dilbert Freedline, 31 Ocak'ta, şirketin Türk ortağı Gökhan İzidoğru'ya gönderdiği elektronik postada Türkiye'den bazı yetkililerin Amerika'da Riverhead kasabası yetkilileri ile yapacağı toplantıya davet edilebileceğini iletti. Freedline'ın kendi ortağına resmi bir dil kullandığı mail şöyle:

"Sevgili Gökhan, New York, Long Island'da bulunan Riverhead'in yetkililerine, Afyon'daki Kar Vadisine "kardeş proje" olacak teklif edilmiş Kar Vadisi Spor Merkezi için bir sunum yapacağız.

Buradaki yetkililere Afyon'daki Kar Vadisi Projesinin ilk kar vadisi projesi olduğunu anlatarak Afyon Projesinin planlarını göstereceğiz, New York'taki kar vadisinin ikinci proje olacak.

Onlara, Amerika'daki kar vadisiyle alakalı çocuklar için Türkiye'deki Afyon Kar Vadisi'yle alakadar çocuklarla düzenlenebilecek kültürel takas programları fırsatından söz edeceğiz.  

Bu, Türkiye'nin yatırım yapmak ve iş yapmak için iyi bir ülke olduğunu göstermek için mükemmel bir fırsat. Bu toplantıya konuğumuz olarak katılmak isteyen tüm Türk yetkililere davette bulunmayı isteriz. Birleşmiş Milletler'in New York'ta bulunduğunu göze alarak düşündüm ki belki Türkiye'nin BM delegasyonundan birisi de katılmayı arzu edebilir.

Kar Vadisi Projesinin hedeflerinden biri de kültürel anlaşmayı teşvik etmek ve fikir takas etmek ve ülkeler arası ticareti körüklemek. Bunun böyle bir fırsat yaratabileceğini düşündük.

Afyon Kar Vadisi Projesi için tasarımlar görülmeye değer ve Türkiye'nin insanları için bir "Ulusal Gurur" kaynağı olacak. Bu projedeki gayretleriniz çok büyük farklılıklar getirdi ve bu projenin başarılı olacağının başlıca sebebi. Bu yüzden siz tebrik edilmelisiniz.

Sizin için yapabileceğim birşey varsa, sadece sormanız yeterli. Sizinle ömür boyu devam edecek bir dostluk kurmayı umuyorum. Saygılarımla,Bud."

 

AFYON’U BİR RÜYADAN UYANDIRDINIZ

 

Hürriyet'in 17 Şubat'ta "Kar vadisi mi kar volisi mi?" manşetiyle başlayarak bugüne değin süren Afyon'daki "Kapalı Kar Vadisi" projesiyle ilgili haberleri, Afyon'da büyük bir şaşkınlık yarattı.

Yerel gazeteler ilk günden itibaren projedeki gariplikleri duyuran haberlerimizi sayfalarına taşırken, Afyon'dan gazetemize telefon yağdı. "Bizi bir rüyadan uyandırdınız" diyen Afyonlular, projeyle ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılması çabasından ötürü Hürriyet'e teşekkür ettiler.

 

KAR VADİSİ  DOSYASI / 6

OYUN BİTTİ

 

      "Kar Vadisi" projesinde final erken geldi. Türkiye'de tahsis edilen arazinin tapusunu ABD'de teminat olarak gösteremeyeceği ortaya çıkan İskoç işadamı Tom Stewart, projeden çekildiğini açıkladı.

Stewart'ın hem ABD'nin Riverhead kasabasında, hem de Afyon'da gerçekleştirme rüyasını gördüğü "Kapalı Kar Vadisi" planının çöküşü, Hürriyet'in oyuna el atmasıyla başladı. ABD'de konuyu gündeme getiren yerel gazete Newsday, Riverhead kasabası yetkililerinin "700 milyon dolarlık projeyi hangi kaynakla yapacaksın?" baskısıyla karşı karşıya kaldığını yazıyordu.

      Hürriyet de Stewart'ın Afyon'da bedelsiz olarak kendisine tahsis edilen 1 milyon metrekarelik değerli araziyi Riverhead yetkililerine "teminat" göstermeye çalıştığı gerçeğini ortaya çıkardı. "Kar vadisi mi kar volisi mi?" manşeti, Afyon'u bir rüyadan uyandırdı.

      Stewart'ın araziyi teminat gösterme girişimi, TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve AKP Afyon milletvekili Sait Açba'nın projenin Türk ortağı Gökhan İzidoğru'ya yazdığı üç sayfalık el yazısı mektubun ABD'ye fakslanmasıyla başlamıştı. Hürriyet, 18 Şubat'taki "İşte voli mektubu" manşetiyle teminat girişiminin belgesini de ortaya koydu.

      OYUNU BOZAN BİLGİLER Bu haberlerde kritik olan bilgi, Stewart'ın Türkiye'den alacağı tahsis tapusunu ABD'de "teminat" olarak kullanamayacağı gerçeğiydi. Üstelik bu bilgiyi veren kişilerden biri de projeyi sahiplerinden çok sahiplenen Komisyon Başkanı Sait Açba'ydı. Açba, Hürriyet'in sorusu üzerine "Tapu karşılık gösterilemez. Tahsis yapılırken üzerine şerh de konuyor. Araziyi karşılık olarak kullanma şasları yok" yanıtı verdi. 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşvikiyle ilgili yasa da tapunun bankalara karşı bile kullanılamayacağını gösteriyordu. Afyon valisi Nevzat Sinan da doğruladı tapunun bu özelliğini.

      Hürriyet'te yayınlanan bu bilgilerin Newsday de aktarılmasıyla birlikte Stewart için zor günler başladı. ABD'deki proje için ne bir teminat, ne de bir mali kaynak gösteremez hale gelen Stewart sonunda çekildiğini açıklamak zorunda kaldı. "Kar Vadisi" ile ilgili haberleri gazetesine taşıyan Elizabeth Moore'ın Newsday'daki dünkü yazısı "Düşüşe hızlı geçti" diyor ve projedeki önemli bir gelişmeyi açıklıyordu: "İskoç yatırımcı Tom Stweart, ABD ve Türkiye'de Kar Vadisi inşa etme projesinden çekildiğini söyledi." Haberde, Hürriyet'in konuyu ele almasıyla birlikte başlayan çöküş şöyle dile getirildi:

     "Haftasonu Türk basınının Newsday'in haberlerine dayanarak, Stewart'ın geçmiş mali başarısızlıklarının ve yarıda kalan teşebbüslerinin detaylarını anlatmasıyla Stewart çekildi. Türkiye'de bulunan yetkililer (CHP milletvekili Abdülkadir Ateş'in soru önergesi kastediliyor), bu arazinin daha önce hiçbir şey inşa etmemiş ve mal varlığı 500 bin 295 dolar olan bir şirkete nasıl verildiği üzerine hükümetten bir inceleme talep etti."

Bu gelişmelerin ardından kasaba yöneticilerine bir özür mektubu gönderen Stewart, "Hayatımda birçok mesele hızla kontrolden çıkıyor" yazdı. Gazetedeki yazının sonunda Stewart'ın Riverhead'deki öyküsü gün gün anlatıldı. Öykünün finalinde de şu satırlar yer aldı:

     Şubat 12: Riverhead Stewart'tan finansman ve deneyimi konusunda kanıt talep ediyor.

     Cumartesi ve Pazar Stewart'ın sorunları Türk medyasında yer alıyor.

     Pazartesi Türkiye'deki yetkililer inceleme talep ediyor. Stewart ciddi yanılma yargısını kabul ediyor ve girişimlerinden geri çekiliyor. Firması onsuz devam edeceğini söylüyor."

Daha önce iflas ettiği için yönetim kurulu başkanı olamamasına rağmen Riverhead'de kendisini "Stewart Uluslararası Pazarlama'nın Yönetim Kurulu Başkanı" olarak tanıttığı ve bitirilmiş tek bir projesi olmadığı ortaya çıkan Stewart artık projenin başında yok. Stewart hem Riverhead'de, hem de Afyon'da projeden çekildi. Fakat hala ABD'de projenin üçte iki hissedarı durumunda.

    TÜRKİYE'DEKİ ORTAKLAR NE YAPACAK? ABD'de projeyi temsil eden Mitch Pally, bu gelişmelerin ardından projeyi devam ettirmeye kararlı olduklarını, finansman sağlamak için görüşmelerde bulunduklarını açıkladı. Ancak yürümeyen projenin Stewart olmadan gerçekleştirilebilmesi artık daha da zor. Riverhead yetkilileri zaten projenin böyle kabul edilmeyeceğini iletmiş durumda.

      Projenin Türkiye'de ayağına gelince. Şirketin Türk ortağı konumundaki Gökhan İzidoğru susmayı tercih ediyor. Israrlı telefonlarımıza da yanıt vermeyen İzidoğru, elektronik posta ile gönderdiğimiz sorulara karşı "Gerekli açıklamaları Mart ayı sonunda ortaklarımızla birlikte yapacağız" demekle yetindi. Stewart'ın ayrılmasından sonra ise kendisine ulaşamadık.

    Tabii bu gelişmelerin ardından projenin hükümet düzeyinde takibini üstlenen Komisyon Başkanı Sait Açba'nın tavrının ne olacağı da önemli.

    Malum, Açba, el yazısı mektubunun Amerika'da kasaba yetkililerine sunulmasıyla ilgili olarak yönelttiğimiz soruları da hala yanıtlamadı...

Faruk BİLDİRİCİ (23 Şubat 2007 / Hürriyet)

 

 

    CHP'Lİ ATEŞ AÇBA’DAN ÖZÜR BEKLİYOR

 

Tom Stewart'ın Afyon'daki Kar Vadisi projesinden çekildiğini açıklamasından sonra, bu konuda soru önergesi verdiği için AKP Afyon milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Sait Açba'nın eleştirisine uğrayan CHP Gaziantep Milletvekili Abdülkadir Ateş, "Açba'nın kendisinden özür dilemesini beklediğini" söyledi.

Projede gelinen noktanın Hürriyet'te yer almasının ardından TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Ateş, özetle şu görüşleri dile getirdi:

Açba, 20 Şubat'ta doğrudan şahsıma hakaretler içeren bir basın toplantısı yaptı. Hem çamurun, hem yalan haber üzerine oturduğumdan, yalan habere 'mal bulmuş Mağribi' gibi sarıldığımdan, çamur peşimde olduğumdan, müfteri konumunda olduğumdan, ellerimin çamurlu olduğundan 90 derece termalsuyla ellerimi yıkamam gerektiğinden, yatırım düşmanı olduğumdan, bilgisizliğimden, ufkumun darlığından, dünyaya at gözlüğü ile baktığımdan gibi suçlama ve hakaretlerde bulundu.

Açba, aynı gün bana bilgilenmem amacıyla bir dosya gönderdi. Dosyayı inceleyince hayretlere düştüm. O günden sonra İskoçlu işadamı ile ilgili ne söylediysem, bu zamana kadar hiçbir işte başarılı olamadığı, dünyanın değişik yerlerinde yapmaya yeltendiği kar pisti girişimlerinin tümünün başarısızlıkla sonuçlandığı gibi tüm bilgiler bu dosyada bulunmaktaydı.

Orta derecede de olsa İngilizce bilen bir kişinin hemen anlayabileceği biçimde yazılmıştı. Sayın Açba, bunları nasıl görmedi, anlayamadım. Son birkaç gün içinde yaşanan gelişmeler kimin haklı olduğunu gösterdi ve Hürriyet gazetesinde yayımlanan habere göre, İskoç işadamı projeden çekildiğini açıkladı.

Bu tesisi gerçekleştiremeyeceğini söylediğim Stewart'ın hem Afyon'daki, hem de ABD'deki projelerden çekildiğini açıklamasından sonra, sanırım Sayın Açba, benden bir özür dileyecek ve kendisinin benim için söylediği gibi, benim de onu 'ağırbaşlı görüntüsü’ ve 'nazik tavrıyla' hatırlamama imkan sağlayacaktır.

 

      AFYON HAVAALANI İÇİN SUÇDUYURUSU

      Afyonkarahisar askeri havaalanının sivil uçuşlara açılmaması nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı aleyhine suçduyurusunda bulunuldu.

     Askeri havaalanının sivil uçuşlara açılması için Afyon'da bir kampanya başlatan ve 55 bin imza toplamasına rağmen bir ilerleme sağlayamayan Emekli Albay İsmail Özdilek, önceki gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bakanlık aleyhine suç duyurusunda bulundu. Özdilek'in suçduyurusu ve "1 milyar  dolarlık tazminat" talebini içeren başvurusunda şu gerekçeler sıralandı:

    "Afyonkarahisar havaalanı şehrimize 5 Km.mesafede olup yedek meydan statüsündedir. Seninin iki ayı pisti onarımda olan filolar tarafından, on ayı da kargalar tarafından kullanılır. NATO'nun ikinci büyük meydanı olup bünyesinde iki adet 4 Km.lik beton pisti ve hertürlü hava koşullarında 24 saat hizmet verecek teknik donanıma sahiptir.

    Civarımızdaki illerde oturanlar İstanbul'a 45 dakikada uçakla giderken Afyonlu olarak bizler otobüsle 8, trenle 12 saatte gideriz. Havaalanımızdan sivil uçuşlar gerçekleşmediği için termal yatırımlar yapılamamakta ve gençlerimize iş imkanı yaratılamamaktadır.

    Milli Savunma Bakanlığı, talebimizi reddedince İdare Mahkemesi'ne dava açtım. Ankara 7.İdare Mahkemesi'nin havaalanının sivil uçuşlara açılması için idari bir sorun olmadığı yönündeki kararına rağmen havaalanını sivil kullanıma açmadı."

    Hürriyet'e, Afyon askeri havaalanına 3 dakikalık uçuş mesafesinde olan Altıntaş'a yeni bir havaalanı yapılmasını da eleştirdi. Bu havaalanının yapılması için kamulaştırma bedellerinin karşılanması amacıyla 2 milyon YTL ödenek ayrıldığını belirten Özdilek, Afyon havaalanın açılması yerine böyle bir yatırıma başvurulmasının "israf" olarak nitelendirdi. Altıntaş'a yeni bir havaalanı yapılmasını TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve Afyon milletvekili Sait Açba destekliyor. "Kar Vadisi" ile ilgili şirketin bu havaalanını yap işlet devret modeliyle yapmayı istediğini açıklamıştı. Altıntaş havaalanının bir özelliği de Açba'nın kendi köyünün arazisinde olması. Açba da bir yerel gazeteye verdiği demecinde yeni havaalanının bu özelliğine dikkat çekmiş ve "Yer belirleme konusunda benim bir etkim olmadı" demişti.

Ayrıca Sait Açba, tazminat davasında da da mahkum oldu.

 

 


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr