1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
 12 Temmuz 2010, Pazartesi
 

HABUR YOL KAZASIYDI

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “Vallahi dışarıya bunu hissettirdik mi, hissettiremedik mi bilmiyorum. İçişleri Bakanlığı, insan hakları bakanlığı gibi algılansın istedim. O yönde inanın çok adım attık. Birçok problemi, sürtüşme alanlarını sessiz sessiz çözdük” dedi.

     Atalay, “Demokratik açılım” ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirilmesinin “isabetli bir karar olduğu”nu söyledi. Atalay, Habur’da yaşananları “bir yol kazası” olarak nitelendirdi. Hürriyet’in “Kürt açılımı” ve polis teşkilatıyla ilgili sorularını yanıtlayan Atalay’ın bu konulardaki görüşleri özetle şöyle:

Sürtüşme alanlarını sessiz çözdük Açılım konusunda görevlendirilmem Başbakanımızın bir kararıdır. Ama doğrusu İçişleri Bakanlığı’nın bu konularla ilgilenmesi de isabetli oldu. Vallahi dışarıya bunu hissettirdik mi, hissettiremedik mi bilmiyorum. İçişleri Bakanlığı, insan hakları bakanlığı gibi algılansın istedim. Güvenlikten sorumlu bakanlığın böyle algılattırılması kolay değil. Ama o yönde inanın çok adım attık. Buradaki birçok problemi, sürtüşme alanlarını sessiz sessiz çözdük.

Esas olan poliste zihniyet değişimi (Karakolda dayak olayları, Festus Okey’in ölümü gibi) öyle olaylar var ama bir yandan da bu sene daha hiç kötü muamele ve işkenceyle ilgili dava olmadı. Onları yendik. Polis merkezlerini yeniledik, her yere kamera taktık. Daha insani ortamlar haline getirdik, 40 bin polisi eğittik. Bu tür olaylara karışanları da korumadık. Neticede büyük bir teşkilat, problemler olabiliyor. Esas olan zihniyet değişimi. Kırmadan değişim olması için zamana yaymamız gerekiyor.

Açılım bütün boyutlarıyla sürüyor Demokratik açılım yürüyor. Belki algılatma olarak bizim de hatalarımız olabilir. Ama çabuk zamanda çok beklenti bu işlerde yanıltıcı. Bunlar zaman alıcı ve sabırla iğneyle kuyu kazarcasına uğraşmayı gerektiren işlerdir. O uğraşma bütün boyutlarıyla emin olun sürüyor, içeride dışarıda.  

Habur bir yol kazasıdır Habur bir yol kazasıdır. Ama onun olmaması için iki gün önceden Ahmet Türk ile görüştük. Tarım Bakanımız Mehdi Eker Beyin, Orman Çiftliği Genel Müdürlüğü’ndeki makam odasında görüştük. Gizli bir görüşme değildi. “Ne olur bu süreci tahrip ettirmeyin. Bu insanları öyle karşılatırsanız yansımaları yanlış olur, bunu yaptırmayın” dedim. “Sizi üzecek bir şey olmayacak rahat edin” dedi. Oradan tekrar telefonla konuştuk. Sonuna kadar çaba gösterildi ama önlenemedi.

Gelişlerin sürece zararı oldu Gelişleri biz durdurduk. Oradan veya Avrupa’dan gelişi durdurduk. Böyle gelişi biz yürütemeyiz. Ben de yürütmek istemem bu gelişi. Bu gelişin özü şudur: İnsanlar gelsin, örgütten ayrıldığını ifade etsin, normal hayatını yaşasın. Nitekim o gelişlerin sürece katkısı olmadı, sürece zararı oldu.

Yerleşim merkezlerinin isimleri değişiyor Çok adım atıldı. Yerleşim merkezlerinin isimleri değişiyor. Gelirse bana ben imzalıyorum. Şimdi size sayı veremem. Bir köyde oturanların yarıdan fazlası, kendi ismini değiştirmek istiyorsa valilik bize yazıyor. Bu illa Türkçe’den, Kürtçe’ye değil, Türkçe’den Türkçe’ye de insanlar şehirlerinin ismini değiştirmek istiyor. Bize yazıyor ben de onaylıyorum.

Artık rahatça konuşulabiliyor Bu süreç başladıktan sonra Türkiye’de bu konuların ne kadar rahat konuşulduğunu, tartışıldığını görüyorsunuz. Herkes daha gerçekçi şekilde konuya bakabiliyor. Bırakın dil kursunu, RTÜK daha geçenlerde 14 radyoya, televizyona izin verdi. Bunun içinde Türkçe’si, Zazaca’sı, Arapça’sı var, artık bunlar mesele olmaktan çıktı. Yani Türkiye’de çok büyük rahatlama var.

Beklentilerin yükselmesinde rolümüz olabilir  Belki o algılatmada bizim de rolümüz olabilir. Neticede çabuk zamanda çok beklenti gibi şeyler, bu tür değerlendirmeleri getiriyor olabilir. Süreç sağlıklı yürüyor. Bundan sonra daha rasyonel şekilde de gelişeceğini zannediyorum. Birkaç hafta önce Batman’daydık. STK’ların Başkanlarını yemeğe çağırdım. Ben konuştum, sonra sorularını cevapladım. Bakın oralarda sağlıklı açıklamalar oluyor. Artık daha farklı düşünme, eleştirme söz konusu. Kürt kökenli vatandaşlarımızı kastediyorum.

PKK’da büyük bir sıkışmışlık sözkonusu Büyük bir sıkışmışlık söz konusu onlar için. Biz demokratik ve insani çözümü hep öne alıyoruz. Terörle güvenlik birimlerimiz gerektiği gibi mücadele ediyor edecek. Onlara da her türlü desteği veriyoruz vereceğiz. Çok etkili bir mekanizma yürütüyoruz. Bırakan İrlanda, İspanya örneklerini incelemeyi onları rapor haline getirttirdim. Yaptığımız görüşmeler, toplantılar hepsi belgeleniyor. Kitaplaştırmayı da düşünüyorum.

Can kaybı oldukça zamanlama yapamazsınız Bu konuda insan canı kayboldukça, zamanlama yapamazsınız. Can çok kıymetli, insan çok kıymetli. Terör bitecek, insanımız güvenli olacak can kaybı olmayacak. Ondan sonra zamanlamayla ilgili ve diğer işlerle ilgili daha sağlıklı değerlendirmeler olur; belirlemeler olur.

Muhatabımız Meclis Yol haritası diye bir şey konuşulup duruyor. Ama bana gelmedi. Biz istedik ki bu işler Meclis çatısı altında olsun. Muhatap da oydu. Bildiğimiz sebeplerle, o parti kendisi bir muhatap gibi algılanmak istemedi. Bize esas muhatabı gösterir gibi bazı konuşmalar oldu. O zaman sağlıklı bir görüşme yapamazsınız.

Velev ki yanlış yaptık Sayın Baykal, siyasi hayatındaki en büyük hatayı bu konuda yaptı. Habur olayını en ajite ederek takdim eden Baykal olmuştur. Velev ki biz yanlış yaptık, bunu ajite ettirici şekilde takdim ettin de ne oldu? Bu süreç belki daha fazla yara aldı. Terör işin en acı boyutu ama şimdi iyi bir yerdeyiz. Şu manada: Halk şu anda teröre bir anlam veremiyor. Soruyorsunuz, bu terör niye tekrar şu anda? Bilmiyor cevabını. Ha diyor o zaman uluslararası bir etki var mutlaka!

Ege ve Karadeniz’deki olayları araştırıyoruz En tehlikelisi budur. Onun için Başbakanımız milli birlik kardeşlik projesi ismini vurguluyor. Analiz boyutunu çok kuvvetli tutuyoruz. Bölgede ve Türkiye genelinde araştırma yapıyoruz. Türk kesimi ne düşünüyor, Kürt kesimi ne düşünüyor, vatandaş nasıl değerlendiriyor? Bunları analiz ediyoruz. En küçük bir olayın üzerine sonuna kadar gidiyoruz. Vatandaşlarımız arasında bu tür şeylerin batıda veya doğuda olmaması önemli.

 Poliste Fethullahçı örgütlenme iddialalarına yanıt Polis, 220 bin kişilik büyük bir örgüt. İçinde kimin hangi düşüncede olduğunu biz bilmeyiz. Zaten gerekli de değil. Ama polisin eğitimine çok özen gösteriyoruz. Polis Akademisi’nin başına Anayasa profesörü bir arkadaşı Zühtü beyi getirdim. Akademiyi şimdi üniversite yapacağız. Şu grup, bu cemaat anlamında bir şey tespit edilmesi veya onaylanması mümkün değil. 12 Eylül öncesi polis içinde farklı görüşte dernekler bile vardı. Bu tür şeylere katiyen müsaade edilemez. Her teşkilatta olduğu gibi bazen bireysel çekişmeler, şunlar bunlar olabilir. Ama emniyetin yönetiminde en sorunsuz dönemleri yaşıyoruz.

 Hrant Dink cinayetinde ihmal zinciri var Bakanlığa geldiğimde ilk kurduğum teftiş komisyonu budur. Kardeşim Hrant Dink olayıyla ilgili nerede ne var hepsini bir çıkarın dedim. Sanıldığı kadar etkili şeyler çıkmadı. Pek çok ihmal zincirinin olduğu söylenebilir. Nitekim onlar zaten dosyanın içinde. Orada kasti, planlı bir şey bu araştırmalardan çıkaramıyorsunuz. Yoksa bizler hiç affeder miyiz? Bir iki ihmal görüntüsü çıkardık, yargıya verdik.

(12 TEMMUZ 2010)


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr