1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
 05 Eylül 2002, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/92

HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI

Hüsamettin Özkan, seçimin ertelenmesi için gizliden gizliye yürütülen faaliyetlerde ``baş aktör''lerden biri olarak gösterilmesine kızmış. ``Bu memlekette ne olsa benden buluyorlar'' demiş.

Kendini bilmek diye buna denir. Gerçekten bu ülkede insanlar, perde arkasında dönen birçok dolapta Hüsamettin Özkan'ın parmak izini arar durumda. Hem de Ecevit'in ``Brütüs''ü olduğu andan itibaren değil, çok öteden beridir bu böyle.

Bir kere Özkan, siyaset sahnesinde spotların altına hiç çıkmadı. Kişiliğinin kuytularını aydınlığın cazibesine terketmek yerine, Ecevit'in gölgesine gizledi.

Kendisini öylesine sakladı ki, düşüncelerini gizleyen siyasetçi türünün ilk örneği olarak salındı durdu. Siyaset yaptığı 11 yıl boyunca ender durumlar dışında kamuya açık alanlarda konuşmadı. Bir iki kez Meclis kürsüsüne çıkıp suçlamalara yanıt verdi, bir de Diyanet'in düzenlediği İslam Şuraları'nda konuştu. Orada da genel sözlerle yetindi.

Yazma alışkanlığı da olmayınca Türkiye'nin sorunları konusunda ne düşündüğü, dünyaya nasıl baktığı, olup bitenleri nasıl algıladığı anlaşılamadı. Siyasetteki misyonu, hedefi, ilkeleri öğrenilemedi. Bilinmeyene karşı nasıl güven duyulabilirdi ki? İnsanlar, bu durumdan kuşkulandılar haklı olarak.

Kuşkuyu besleyen nedenlerden biri de Ecevit'in yanındaki pozisyonuydu. Önceleri Ecevit'in gittiği her yerde arkasında ``konu mankeni'' olarak göründü. Giderek rolü değişti, iki adım arkasından yürümek yerine yanından yürüyüp tökezlemesini engelleme işini yüklendi.

Dahası, Ecevit'in ``karakutusu'' olarak kritik temasları onun adına yürüttü, siyasi pazarlıkları bağladı. Hem Ecevit ona güveniyordu, hem de ikili temaslarda çok ama çok başarılıydı. İkna ediciydi.

En büyük başarıyı, 1998 aralık ayında Yalım Erez'in hükümet kurma girişimini fiyaskoyla sonuçlandırarak gösterdi. Çiller'in son dakika manevrası üzerine önce, gençlik arkadaşı Turgut Yılmaz ile buluştu. Ardından da DYP'li Bekir Aksoy ile görüşüp, 19 yıl aradan sonra Ecevit'e yeniden başbakan olma yolunu açtı.

19 Nisan seçimleri sonrasında Rahşan Ecevit ``Ülkücü katiller''den sözedince, Bahçeli'yi koalisyona ikna etmek yine ona düştü. Bir geceyarısı MHP Genel Merkezi'ni ziyaret edip, Bahçeli ile görüştü. Koalisyon, bu görüşmenin ardından kuruldu.

Başbakan Yardımcılığına atanınca etkisi arttı; DSP milletvekilleri ona sormadan adım atamaz, partili bakanlar da ondan izinsiz Ecevit ile görüşemez oldu. 

Artık o bir ``Gizli Başbakan''dı. Siyasi kulislerin perde arkasındaki ``kahraman'' olmaya devam etti. Temaslarını hep başarıyla noktalıyordu. Ta ki, Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresini uzatmak isteyene kadar. Bütün çabalarına rağmen Anayasa değişikliğini Meclis'ten geçirmeyi başaramadı.

İkili temaslarda başarısızlık dönemi böylece açılmış oldu. Aksilikler üst üste geldi. Cumhurbaşkanı Sezer'e, ``Nankör kedi'' diye saldırmak, eski parlak günlerinde asla yapmayacağı bir davranıştı, sorunu farklı yollarla çözmeyi bilirdi. Ama işler tıkanmıştı bir kere!

Ecevit'in rahatsızlığı da bu döneme rasladı. Telefon ettiğinde ayağa kalkıp ceketinin önünü iliklediği Ecevit ile arası giderek açıldı.

Ve ``hayırlı bir evlat'' olarak, boynunu büküp ``babası''nın son darbeyi indirmesini beklemedi. Gereken ilişki ağını adım adım ördü. Kemal Derviş'in sempatisini zaten Derviş'in Ankara'ya ayak basmasından kısa bir süre sonra kazanmaya başlamıştı. İsmail Cem ve bazı milletvekillerini kendi safına çekip kadrosunu kurdu.

Ecevit, istifaya zorladığı anda aslında masa başında oturmuş oyunun başlamasını bekliyordu. İlk elde o kazandı, DSP'nin yarısını peşinden sürükledi. Ama ne zaman ki, Derviş, geniş bir viraj alarak CHP'ye yol aldı. İşte o zaman oyunu kaybetti.

Kazanmaya alışmış oyuncular masadan kalkmayı bilmezler. Kaybettiklerinde de bir gün yine kazanacakları umuduyla yeniden yeniden oynar dururlar. Hep eski parlak günleri arar dururlar.

Özkan'ın da masadan kalkmaması olağan...

5- 11 Eylül 2002/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr