1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
 08 Ağustos 2002, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/88

DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ

Sekiz yaşındaki küçük kızım Aslı ile Anamur sahilinde yüzüyorduk. Az ilerdeki dubaya kadar yüzüp, dubanın üzerine çıkarak dinlenecektik.

Birden düdük sesleri gelmeye başladı. Düüüttt, düüüttt. Önce aldırmadık, kulaç atmaya  devam ettik. Düdük sesleri kesilmedi, üstelik daha da asabileşti, şiddetlendi. Düüüttt, düüüttt, düüttt. 

Ne oluyor acaba diye durup, düdük seslerinin geldiği kıyıya baktık.  Siyah uzun şortlu, teni güneşten yanmış bir genç, bize bakarak düdük çalıyor, bir yandan da el sallıyordu. Birşeyler demek istiyordu ama ne?

Kendisini farkettiğimizi anlayınca elini daha hızlı sallarken, düdüğünü çalmayı bırakıp bize doğru bağırmaya başladı. Bir gariplik olduğu ortadaydı. ``Bir gidip bakalım, ne diye bağırıyor?'' dedim Aslı'ya.

Kıyıya doğru kulaç attık. Sesini duyabilecek kadar yaklaşınca durup, denizden karaya bağırdım. ``Ne oldu? Sorun nedir?'' O da bize doğru bağırdı:

- Yasak, yasak...

Bir yandan da eliyle, bulunduğu tesisin karadaki sınır çizgisinin devamı olarak denizde de hayali bir çizgiyi işaret ediyordu:

- Burayı geçemezsiniz. Burası yasak, yasak...

``Yasak'' sözcüğünü üst üste bağırıp duran bu gencin saç traşı ancak o zaman dikkatimi çekti. Üniformasız ve silahsız da olsa o bir askerdi. Koruduğu bölge de askeri bir dinlenme kampı olmalıydı. Kumsalın öbür yanı insan kaynarken, askerin çektiği ``kırmızı'' çizginin bu yanında sadece iki üç kişi güneşleniyordu, denizde ise kimse yoktu.

 İyi de biz, askeri kampa gizlice girmiş kaçaklar değildik, denizde yüzüp eğlenen bir baba kızdık. Kampta dinlenen askerler ve ailelerine nasıl bir zarar verebilirdik ki!

Düdük çalmaya devam eden askere bir kez daha seslendim:

- Biz denizdeyiz, denizler herkesin. Siz nasıl yasak koyarsınız?

- Komutanım yasak dedi.

- Bu memlekette kanunlar var, komutan nasıl yasaklar bu denize girmeyi?

- Bilmem, komutanıma söyle.

- Çağır söyleyeyim o zaman.

Beni bu kadar kararlı gören asker, şaşırdı. ``Çağır komutanını ona söyleyeyim, dediğine göre kim bu adam?'' diye düşünmüş olmalı ki, sesini alçaltarak sordu:

- Kim diyeyim?

Adımı söyledim, duymadı, birkaç kez tekrarladım. Sonunda ``Tamam'' deyip geriye döndü. Arkadaki kulubüde oturan başka bir üniformasız askeri çağırıp onunla konuştu, sonra da oyalanmaya başladı.

Biz de Aslı ile oradan ayrılmadan bir süre bekledik, yüzerek vakit geçirdik. Gelen giden olmasa da asker gözünü bizden ayırmıyordu.

Belli ki, duba da askeri tesise aitti ve oraya gitsek tam çıngar çıkacaktı. Dubaya çıkmaktan vazgeçip, yavaş yavaş geri döndük.

Akşam sohbet ederken, kaldığımız otelin sahibine anlattık başımıza gelenleri. Meğer o da ``111.Nolu Mob. Hava Radar Mevzi Komutanlığı Alarm İskan Tesisleri''  adı altındaki bu tatil kampından yana dertliymiş. ``Geçen yıl bir Alman çift gelmişti'' deyip, onların yaşadığı olayı anlattı:

``Karı koca gece yürüyüşüne çıkmışlardı. Biraz yürüdükten sonra elele kumlara uzanıp mehtabı seyretmeye başlamışlar. Birden burunlarının ucunda bir tüfek namlusu belirmiş, bir asker, `Kalkın burası yasak' diye bağırıyormuş. Alı al, moru mor koşarak geri geldiler. O gün Anamur'dan ayrıldılar. Bir daha da geleceklerini hiç sanmam.''

Çağdaş uygarlık kampına dahil olmaya can atan Türkiye'de böyle manzaraların hala görülmesi üzücü. Bu yasakçı zihniyet, sadece ``savunma içgüdüsü'' ile de açıklanamaz.

Olsa olsa ``soğuk savaş'' döneminden kalma, özgürlükleri sınırlayarak kendini yücelten bir alışkanlığın devamıdır bu. Daha doğrusu, tarihin çöplüğündeki çürümüş anlayışın sahile vurmuş halidir.

8-14 Ağustos 2002/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr