1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
 25 Temmuz 2002, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/86

HEYECAN DA RUTİNLEŞİR

Gazeteciler, canhıraş bir telaşla izliyorlardı Kemal Derviş'i. Bakanın aracını gözden kaybetmemek için her türlü riski göze almışlardı.

Ama yoğun trafikte onca araç yarışa kalkınca olan oldu. Hürriyet'in aracı bir ciple çarpıştı. Araçtaki gazeteci Kemal Küçük ve sürücü Ali Kaçakçıoğlu yaralandı.

Olay bu. Peki, bazı gazeteler, kazayı nasıl haberleştirdiler dersiniz? ``Ambulans şoförü tanıdık çıktı.'' Yaralıları taşımak için gelen ambulansın şoförü, ``Çocuklar duymasın'' dizisinde çapkın işadamını oynayan Süleyman Yağcı imiş.

Vahim bir yaklaşım. Haberi yazan gazetecilerin dikkatini çeken, ne yaralı arkadaşlarının durumu, ne de kazayla ilgili başka bir unsur olmuş. Onların bütün ilgisi ambulans şoförünün mağazin değerine yönelmiş.

Anlaşılan bütün gün, Derviş'in peşinde koşturmuşlar, haber çıkmamış, kaza olup da ambulans şoförünü görünce gözleri parlamış; ``Tamam, işte gazeteye girecek haber!''

Eminim bir gün öncesi de yine aynı koşuşturmayla geçmiştir, bir önceki gün de. Hatta ondan önceki gün de öyle.

Hergün koşturmaca, hergün heyecan olunca başkalarının gözünde imrenilecek bir durum olan hareketliliğin, onlar için rutinleşmesi doğal.

Gazetecilerin yaşadığı ``heyecanın rutinleşmesi'' olgusunu yazar Ahmet Ümit, dikkatle gözlemiş. ``Kukla'' adlı son romanında ``dışardan'' bir göz olmasına rağmen son derece başarılı bir dille anlatıyor bu olguyu.

Susurluk olaylarını konu alan romanın kahramanı, bir zamanlar parlak bir üne sahip olan, ancak sonradan alkolle başı belaya giren bir gazeteci. Adnan Sözmen adlı bu gazeteci, bir dostunun, bir Alman otomobil yarışçısının ölümünü anlatması üzerine farkına varır yaşamındaki rutinleşmenin.

``Bir kaza değildi, o kendini öldürdü'' der yarışçının menajeri. ``O bunlardan sıkıldı. Başkaları için heyecan, tutku, coşkulu anlar olarak görülen mesleği, onun için belli aralıklarla tekrarlanan bir döngü olmaya başlamıştı. O, bu pistlerde yaşamının anlamını kaybetti.''

Bir yarışçı için pistte uçarcasına araba kullanmak bile rutinleşebiliyorsa, dışardan, heyecan ve hareket mesleği olarak görülen gazetecilikte neden yaşam rutinleşmesin? Bu bir farkına varma meselesidir, kimileri farkına varmaz.

Gazeteci Adnan Sözmen, bir sabah işe giderken bir hayal görür. Yüzü, o ölen yarışçıya benzeyen bir çocuk, apartmanın trabzanına oturmuş yaramaz bir çocuk gibi hızla aşağı kaymakta, en alta varınca koşarak yukarı çıkıp yeniden aşağı kaymaktadır. Gazeteci, çocuk ile konuşmaya başlar:

``Ne yapıyorsun?'' diye sordum.

``Yarışıyorum'' dedi.

``Bu nasıl yarış?'' dedim.

``Bu yarış ne zaman başladı?'' diye sordum şaşkınlıkla.

``Fark etmedin mi?'' dedi, önemli bir konuyu atlamışım gibi. ``Sen kapıdan çıkınca başladı.''

``Peki ne zaman bitecek?''

``Sen eve dönünce.''

``Uyandığımda, otomobil yarışçısının sesi kulaklarımda çınlamaya devam ediyordu: ``Sen kapıdan çıkınca başladı. Sen eve dönünce bitecek.''

Her ne kadar roman kahramanı ise de Adnan Sözmen, gerçekte de böyle yaşıyor gazeteciler. O yarışçı, hemen her gazetecinin yaşamının bir yerinde duruyor. Kimi duyuyor ve görüyor o yarışçıyı. Kimisi ise görmüyor, bilmiyor.

Farkında olmasa da, azımsanamayacak sayıda gazeteci heyecanın rutinleşmesinin tehlikeli sonuçlarından kaçamıyor. Önce yaşama yabancılaşıyor, bir adım sonra da mesleki deformasyona açık hale geliyor. Moda haber kalıplarına kapılıp gidiyor.

Duygularından, ilkelerinden arınmış haber makineleri haline gelmemek için heyecanın rutinleşmesini önlemek şart.

25-31 Temmuz 2002/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr