1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda.  Haberlerin peşinden koştum; haber trafiği yönettim, söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım. Dokuz yıl boyunca sürdürdüğüm Hürriyet gazetesi Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevinden 4 Mart 2019’da ayrıldım. Artık mesleğime "Medya ombudsmanı" olarak katkıda bulunmayı hedefliyorum.  Okurlardan da somut örnekler üzerinden medya eleştirileri bekliyorum.

Faruk Bildirici




MEDYA OMBUDSMANI  (Okur Temsilcisi)

Medya “eğitim reformları”nı alkışlamasaydı

Medyanın görevi her değişikliği alkışlamak olamaz. Hele de iktidardan gelen her yeniliği, her yeni kararı alkışlamak, övgülerde bulunmak asla gazeteciliğe yakışmaz. Hatırlatma gereği duyduğum için üzgünüm ama biz gazetecilerin asli görevi, devleti yönetenleri kamu adına denetlemektir. Muhalefet etmek değil ama muhalif tavır almak, eleştirel yaklaşmaktır.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “liselerde eğitim reformu”nu açıkladı. Selçuk’un açıkladığı, bu siyasi iktidar döneminde yapılan 15. Eğitim reformu. 17 yıl içerisinde sekiz Milli Eğitim Bakanı değişmiş, 14 kez reform yapılmış. 15’incisi ilan edildiğine göre, bugüne değin yapılan reformlar yeterli olmamış.

Belki medya kuruluşları, bu kadar çok ve sık “eğitim reformu” yapılıp, eğitim yazboz tahtasına dönerken eleştirel yaklaşsa, adına “reform” denilen değişiklikleri sorgulasaydı; 15. Eğitim reformuna gerek kalmayacaktı.

 

Parlak ambalajlara aldanmasaydık

Ama medyanın büyük bölümü parlak ambalajlara sarıp sarmalayıp topluma sunulan o “reform”lara eleştirel yaklaşmadığı, sorgulamadığı gibi bugün de 15. reformu yine hararetli alkışlarla karşılıyor. En çok görülen başlıklar “Aman ne güzel oldu, ders saatleri azaldı, tatiller değişiyor” türünden…

İnternet sitelerinde başlıklar birbirinin aynı. Genellikle “Milli Eğitim Bakanı Selçuk yeni eğitim sisteminin detaylarını anlattı: Ders sayısı düşüyor, üniversite sınavı değişiyor” başlıkları tercih edilmişti. Televizyonlar da bakanın basın toplantısını yayımlamakla yetindiler genellikle.

Ancak Odatv, T24, Mynet.com, Yeni Asya gibi siteler ilk gün bakanın açıklamasını vermekle yetinseler de sonraki günlerde eleştirel haber ve değerlendirmeler yayımlayarak bu açığı kapattılar.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un lise müfredatındaki değişiklikleri, tam da 18 Mayıs’ta açıklaması, ertesi gün bütün gazetelerin 19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramı haber ve yazılarıyla kaplanacağını dikkate almaması enteresandı. Nitekim bazı gazeteler, reform haberini iç sayfalarda görmüş, geniş yer ayıramamıştı. Kuşkusuz televizyonları ve internet sitelerini önemsemiş de olabilir…

19 Mayıs günü gazetelerin attığı başlıklardan bazı örnekler vereyim; Akşam: Lisede devrim, Birgün: Vizyon sıfır / Matematik seçmeli, din kültürü zorunlu, Cumhuriyet: Ders saatleri azaldı, Hürriyet: Az ders çok hayat / Öğrencileri 2040’lara hazırlıyoruz, Karar: Daha az ders daha çok eğitim, Milliyet: Yeni sistemin ilk üniversite sınava 2024’te, Sabah: Lisede kariyer odaklı sistem, Star: Ezberci değil hayata hazırlayan eğitim, Türkiye: Lise reformu, Yeni Şafak: Liselerde ders sayısı düşüyor, Yeni Asya: MEB’den liselere yeni eğitim modeli…

 

Matematik seçmeli denildi ama…

Medyanın büyük bölümünde Bakan Selçuk’un açıklamalarına yer verilmiş ve övücü başlıklar kullanılmıştı. Selçuk’un “Esnek ve modüler eğitim sistemi” adını verdiği yeniliklere sadece Cumhuriyet ve Birgün’de eleştirel yaklaşılmıştı.

En çok dikkat çeken, tartışmalara yol açan ise Birgün’ün haberi oldu. İlk sayfadaki spotta, “Yeni sistemde din dersi zorunlu olurken matematik, felsefe, tarih seçmeli oldu” deniliyordu. Haberde ayrıntılı bilgi yoktu. Haberin yanındaki kutuda eğitim uzmanı Onur Soğuk’un ifadesi yer alıyordu:

“Bunlar 10.sınıftan sonra olacak. Dersler de bundan itibaren zorunlu ve seçmeli olarak ayrılacak. Ama bu sistem 10 ve 11. sınıflar en önemli sınıflar. Orada da matematik dahi seçmeli gözüküyor.”

Birgün’ün “lise eğitiminde matematik derslerinin seçmeli olacağı” haberini, Cumhuriyet, Yeşil gazete, İleri Haber, Sol Haber gibi internet siteleri de alıntıladı. Kamuoyu ve sosyal medyadaki tartışma ve tepkiler öylesine büyüdü ki, bir gün sonra akşam saatlerinde yetkililerin açıklamaları geldi.

Milli Eğitim Bakanlığı açıklamasında, “Matematik 9, 10 ve 11. sınıflarda ortak ders grubunda. Her öğrencinin almak zorunda olduğu bir ders. 12. sınıfta ise matematik, disiplinler üstü kariyer dersi olarak yapılandırılmış ve matematik ağırlıklı dersler grubu başlığı açılmıştır” denildi. Bakan Selçuk da Twitter hesabından yalanladı:

“Ortaöğretimde matematiğin seçmeli olduğu konusunda doğru olmayan içerikler dolaşıyor. Hiçbir öğrencinin matematik dersi almadan bir üst sınıfa geçmesi mümkün değildir. Bu kadar net. “

Bu açıklamalar, internet sitelerinde ve 21 Mayıs’ta gazetelerde yer aldı. Cumhuriyet ve Hürriyet eğitim sistemiyle ilgili ayrıntılı çalışma yapmıştı. “Matematik dersleri” ile ilgili olarak her iki gazetedeki bilgiler birbiriyle uyumluydu; bakanlık ve bakan açıklamasını doğrulayan nitelikteydi.

Doğrulama platformu teyit.org da “matematiğin seçmeli” olacağı bilgisinin yanlış olduğunu belirledi. Teyit.org’da, bakanlığın dağıttığı tablolara dayanarak, özetle şu bilgiler verildi:

“Liseye başlayan bir öğrenci 9. sınıfta iki dönem boyunca ‘matematik uygulamaları’ dersi görecek. 10 ve 11. sınıftaki öğrenciler, matematik ya da matematik uygulamaları dersini alacak. 12. sınıfta Matematik Grubu dersleri arasında ise finansal matematik, veri analizi ve optimizasyon gibi dersler var. Öğrenciler lise son sınıfta daha önce olduğu gibi matematik uygulamaları dersini seçebilecek.”

Kısacası, yeni sistemde matematik lisede bütün sınıflarda zorunlu. Öğrenci, matematik grubu derslerinden birini seçecek...

 

Birgün haberi savundu ama

Bu durumda iki gün önce “liselerde matematik seçmeli ders olacak” haberini yayımlayan Birgün’ün nasıl tavır alacağı önemliydi. Evet, Birgün bu gelişmeleri yanıtsız bırakmadı. 21 Mayıs tarihli Birgün’ün ilk sayfasında “Matematikten vazgeçilemez” başlıklı bir haber vardı. İnternette de aynı şekilde kullanılan haber şöyle başlıyordu:

“Birgün’ün gündeme taşıdığı yeni eğitim sisteminde matematik ve fen bilimleri derslerinin seçmeli mi zorunlu mu olacağı tartışması devam ediyor. Eğitimci Pervin Kaplan, ‘10 ve 11. sınıflarda din kültürü zorunlu, onun dışındakiler seçmeli. Matematik temeldir, vazgeçilemez’ dedi.”

Haberdeki bilgiler de özetle bu kadardı. Haberin tamamı eğitimci Kaplan’ın değerlendirmelerine ayrılmıştı. “Tartışma devam ediyor” denmesine rağmen kimin nasıl tartıştığı ile ilgili bir bilgi yoktu; karşı görüş yoktu. Bakan Selçuk ve bakanlığın konuyla ilgili açıklamasından bahsedilmemişti.

Eğitim sistemiyle ilgili bu haberleri yazan Birgün muhabiri Mustafa Kömüş ile konuştum. Bakan Selçuk ve bakanlığın açıklamaları baskı saatinden sonra geldiği için gazeteye yetiştirilememiş; internette haber yapılmış. O nedenle Bakan Selçuk’un açıklaması, Birgün’de 22 Mayıs’ta “Bakan’dan matematik açıklaması” başlığıyla yayımlanabilmiş.

Bu gelişmeler de gösteriyor ki, bir gazete manşete çıkaracağı konuyu daha dikkatli çalışmalı. 19 Mayıs’ta “Matematik seçmeli, din kültürü zorunlu” manşetinin daha ayrıntılı bir hazırlığa ihtiyacı vardı. Böylesine önemli bir değişikliği sadece bir “eğitim uzmanı”na dayanarak vermek yetmez. Başka uzmanlar ve bakanlık ile de konuşmak gerekirdi. Manşete çıkarılan haberde ayrıntılı bilgi olmalıydı.

Madem Birgün, matematiğin seçmeli ders olacağı haberinde ısrarlı. O halde açıklamalar yetişmemiş olsa bile arayıp sorarak bakanlıktan görüş alınmalı ve 21 Mayıs’taki ikinci haberde mutlaka yer verilmeliydi. Ondan sonra da yalanlamaları çürüten belge ve bilgiler okura aktarılmalıydı. Somut veri gerekliydi.

Alkışlamak gibi, eleştirel yaklaşırken bu tip gazetecilik eksiklik ve yanlışlarının ortaya çıkması da “Eğitim reformu”nun gerektiği gibi sorgulanmasını önleyebilir.

***

 

Birgün muhabiri Kömüş’ün yanıtı:

Sistem açıklandığı gün yaptığım görüşmelerde üç dersin zorunlu olacağına dair bilgi edindim. Biz haberimizi ilk başta ders saatlerinin azalıp, seçmeli ders sayısının artmasından kurduk. Din dersinin bütün sınıflarda zorunlu olmasını haberde öne çıkarmak istedik. Sonra uzmandan görüş almamız gerektiğini düşündük. Onunla konuşurken de üç defa matematik ve felsefe derslerinin seçmeli mi olacağını teyit için sordum. Bu yönde görüş gelince haberi bu kez oradan kurduk.

Yine de MEB’in hazırladığı sunuma baktık. Burada 10 ve 11’inci sınıfta din dersi zorunlu olan dersler arasında sayılırken matematik ve felsefe derslerinin zorunlu olduğuna dair bir ifade yoktu. Bunun üzerine haberi bu şekilde yayımladık.

İkinci haberde ise yine konuştuğumuz uzman matematiğin seçmeli olduğunu anlattı. Yine zorunlu ortak derslerin din ve edebiyat olduğundan bahsetti. Bu kez onları öne çıkararak verdim. Konuştuğum kişiler çok güvendiğim uzmanlardı. Bu nedenle şüpheye düşmedim. Hafta sonu olması nedeniyle bakanlığa da ulaşamadım. Bakanlığın açıklaması daha sonra geldiği için haberde yer veremedik.

Faruk Bildirici / 23 Mayıs 2019



© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@gmail.com