SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN

Yerel seçimler yaklaşırken bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Gazetecilerin seçim sürecindeki görevi, sağlıklı, doğru ve özgür karar verebilmeleri için seçmenleri bilgilendirmektir. Bir partinin yanında saf tutmak ve propagandasına aracılık etmek değildir.

Seçmenleri doğru bilgilerle donatmak için yapılması gerekenlerin başında okuru yönlendirmeye çalışmamak geliyor. Medya, seçmenlerin “bilgi edinme hakkı”nı kullanmalarına yardımcı olmalı; demokratik, özgür ve açık bir tartışma ortamının sağlanması için çaba harcamalı, seçimlerin adil ve hilesiz bir ortamda yapılması için sandık güvenliğinin de takipçisi olmalıdır.

Her ne kadar ülkemizde medyanın seçimlerde bağımsız ve tarafsız davranmasında kimi sorunlar varsa da evrensel gazetecilik ilkelerine dikkat çekmekte yarar olduğuna inanıyorum:

Medya, bütün parti ve adaylara eşit mesafede durmalı, hiçbirinin tarafını tutmamalı, bağımsız olmalı. Bütün parti ve adayların haberleri, “haber değeri” göz önünde tutularak dengeli ve adil biçimde yansıtılmalı. Bazı partilerin haberlerini görmezden gelmek tarafsızlığa gölge düşürür ve okurdan bilgi saklamak anlamına gelir.

Seçim döneminde liderler arasında protokol sıralaması uygulamamalı; tümünün miting, açıklama ve projelerine aynı ölçütlerle yaklaşılmalı. Haberi büyüten, kişinin makamı değil söylediklerinin haber değeri olmalı.

Salt konuşma ve açıklamaların aktarılmasıyla yetinilmemeli; seçim haberleri araştırma, sorgulama ve analizlerle beslenmeli. Mevcut belediye başkanlarının yaptıklarını ve yapamadıklarını hatırlatmak, yeni adayların da vaatlerini irdeleyerek duyurmak gerekir.

Yayın İlkeleri’nde yer aldığı gibi, gazeteciler “seçim öncesinde oylarının rengini açıklayarak okuru yönlendirmemeli, gazeteyi siyasi açıdan bağlayacak tavır takınmamalı.”

Partiler ve adayların haberleri ile ücret vererek yayımlattıkları sayfalar arasında ayrım belli olmalı. Sponsorlu sayfaların bu niteliği açıkça belirtilmelidir. Aksi halde okur kandırılmış olur.

Kamuoyu araştırmalarının yayını 21 Mart’tan itibaren yasak. Ama ondan önce de bu araştırmaları yayımlarken –Yayın İlkeleri’nde öngörüldüğü gibi- “yapan kuruluşun adı, kimin talebi ve finansmanı ile yapıldığı, tarihi, görüşülen kişi sayısı ve araştırma yöntemi açık olarak” belirtilmeli.

Okuru adil biçimde bilgilendirmek ve tarafsızlığa gölge düşürmemek için adaylarla söyleşilerde de bir partinin adaylarına ağırlık verilmemeli; denge gözetilmeli, haber değeri kaygısı güdülmeli.

İster iktidar partisi, isterse muhalefet partileri olsun tümünü eleştirirken aynı ölçekleri kullanmak gerekir. Tüm partilere eleştirel gözle ve sorgulayıcı bir üslupla bakarken bazı partilerle ilgili salt olumlu haber ve demeçler yayımlamak da adil bir yaklaşım olmaz.


OKURDAN KISA KISA

Tamer Arlı: Lütfen internette kanlı fotoğrafları ve bıçaklama sayısını yayınlamayın. Bıçaklama tam sayısı kimsenin ilgi alanı değil. (25 Ocak)

Mesut Demircan: Gazetede Cumhurbaşkanı’nın Antalya adaylarını tanıttığı belirtiliyor ama adaylardan bahsedilmiyor. Daha önce açıkladığı illerde de böyleydi. En azından bir listeyle adayların kim olduğu yazılamaz mı? (28 Ocak)

M. Bahri Ovalı: İnsan Kaynakları ekinin son sayfasında A. Salman Amin’in “sivil mühendislik mezunu” olduğu bildiriliyor. Türkçede “sivil mühendis” diye bir söylem yok. Doğrusu inşaat mühendisliği. (27 Ocak)

Haluk B: Spor bölümünde Ç. Rize-Akhisar maçının 13.30’da olduğu yazıyordu. Maçı izlemek için o saatte eve geldim, maç yoktu. Bir özür bekliyorum. (26 Ocak)

Ahmet Kanık: Spor Ekranı’na bakıp GS-Boluspor maçını izlemek için saat 20.30’da TV açanlar hüsrana uğradı. Çünkü maç 19.45’te başlamıştı. (29 Ocak)

Ümit Kara: İnternette “Şöyle oldu, sonrası korkunç” ve “Kan dondurdu” başlığını her gün bir iki haberde görmek gerçekten korkunç. (27 Ocak)

Melih Şahinkaya: Hürriyet aplikasyonundaki yazarların yazıları şu saat itibariyle, yani 08.49’da bile güncel değil. Bayiye gitsek günün gazetesini alabileceğimiz saatte güncel yazılarının girilmemesi anlaşılabilir bir durum değil.

Not: Yazılar, basılı gazetenin satışına yönlendirmek amacıyla geç giriliyor.

S. Yekta Göksu: Bilgisayarımda haber okumak için ilk açtığım sayfa sizin sayfanızdır. Ama siz haftanın iki-üç günü Demet Akalın ve eşinin haberlerine yer veriyorsunuz. Bunların yerine faydalı konulara değinmenizi istiyorum. (29 Ocak)

Ş. Tahir Pirimoğlu: “İtalya’da 1 Euro’ya 1 ev” haberinin tamamını okumak için kaç sayfa değiştirmek gerekiyor? Bir cümle, bir fotoğrafla bitiyor sayfa, diğer sayfa yine aynı. Daha çok tıklanmak çabanız antipati oluşturuyor. (29 Ocak)

A. Feridun Gündoğdu: “17 yıllık Afgan savaşı bitiyor mu” haberinde “17 yıldır süren Afgan içsavaşı” diyor. Bu yanlış. İçsavaş yıllar önce başladı. (27 Ocak)

Not: 29 Ocak’taki haberde yazıldığı gibi, ABD’nin Taliban ile savaşı 17 yıllık.

Birgül Ergev: Son sayfadaki İngiltere haberinize göre, göle düşen arkadaşını kurtarmak isteyen bir genç kız boğulmuş. Haberde devamla “Boğulan arkadaşı ise çevrede bulunan bir genç tarafından kurtarıldı” deniyor. Göle ilk düşen genç kurtarıldığına göre “Boğulmamış” demektir. (30 Ocak).

Tümay Karaca: “Göl manzarasında 1 TL’ye çay” haberini okudum. Ancak Küçükçekmece’de yaşayan birisi olarak pek gerçekçi bulamadım. Yaşadığım konumda belediye hizmetinden genel olarak memnuniyet yok. (1 Şubat)

Salim Taşçı: Yeni Malatyaspor ile maç kadrolarında Barış Alıcı, Fenerbahçe’nin yedekleri arasında yazılmış. Halbuki Barış Alıcı, altı aylığına Y. Malatyaspor’a kiralanmıştı. Rüştü Reçber’in yazısının son bölümünde de “Neustaedter hakikaten koydu” diyor, “Yoktu” olacak.  (29 Ocak)

 

HAFTANIN ENGELLENENLERİ

Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin bu hafta ilettiği Sulh Ceza Hâkimlikleri’nin verdiği erişim engelleme kararları şöyle sıralanıyor:

Ankara 8.Sulh Ceza Hâkimliği, 29 Ocak’ta Hürriyet ve sekiz haber sitesinde yayımlanan “Kuyumcu katilleri bin kilometrelik takiple yakalandı” ve “Kuyumcu cinayetinde şüpheliyi beyaz atkı ele verdi” haberlerine erişim engeli getirdi. Hâkimlik, öldürülen kuyumcunun eşinin “kişilik haklarının ihlal edildiği” gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine bu kararı verdi.

Oyuncu Saruhan Hünel’in başvurusu üzerine, dört yıl kadar önce 93 ayrı sitede yayınlanan, gazeteci sevgilisi Eda Sönmez’i dövdüğü iddiasını içeren haber ve yazılar, “kişilik haklarını ihlal kastı ile yapıldığı ve unutulma hakkı kapsamına girdiği” gerekçesiyle İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından engellendi.

Radikal’de dört yıl önce yayımlanan İzmir’deki “Anafor operasyonu davası” haberine erişim, Çeşme Sulh Ceza Hâkimliği’nin daha önce verdiği erişim engelleme kararı verilen içerikle aynı olduğu gerekçesiyle Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından yasaklandı.

Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği, 2012 yılında yayımlanan “Annemiz örnek olsun” ve “Mucize anne ve ikizleri”, “Gündelikçi kadının ikizleri tıp kazandı” haberlerini “Unutulma hakkı” kapsamında değerlendirerek engelledi.

Hürriyet’in yanısıra 58 ayrı sitede yer alan “Mardin’de çarşaflı erkek paniği” haberine, Mardin 1. Sulh Ceza Hâkimliği, “haberde adı geçen kişinin kişilik haklarını ihlal ettiği, 2015 yılına ait haberin güncelliğini yitirdiği” gerekçesiyle engel koydu.

“Hâkime rüşvet gözaltısı” ve “Hâkime rüşvetten 10 ay hapis cezası” haberleri daha önce Çeşme Sulh Ceza Hâkimliği’nin erişim engeli kararı verdiği içeriklerle aynı olduğu gerekçesiyle Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından engellendi. Oysa söz konusu hâkimle ilgili mahkûmiyet kararı 2009 yılında Yargıtay’da onanmıştı.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 4 ŞUBAT 2019

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).