HAYVANLAR VE HAKARETLER

O satırları okuyunca çok mutlu oldum. Ahmet Hakan, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’in kendisine, “Artık (yazılarda) hayvanların hakaret nesnesi olarak kullanılmaması yolunda bir karar almalıyız” dediğini aktarıyordu.

İçinde bulunduğumuz çağa denk düşen ve son derece yerinde bir yaklaşım bu. Hayvanları seven bir insan, o güzelim canlıları hakaretlerinin aracı haline getirmemeli. Çünkü hakaretlerde hayvanları kullanmak, hayvanları küçümsemekle kalmaz, hayvan düşmanlığını körükler. Onların bu toplumda yaşam haklarını kullanmalarına zarar verir; hayvan katliamlarına, hayvanlara işkence yapılmasına zihinsel temel sağlar.

Maalesef toplumda “hayvanları hakaret nesnesi olarak kullanma alışkanlığı yaygın. Biz gazetecilerin bu yanlıştan arınma konusunda topluma örnek olmamız gerek.

Fakat kategorik bir yanlışa da düşülmemeli. “Hayvanları hakaret nesnesi olarak kullanmayalım” sözlerinden başka şeyleri hakaret nesnesi olarak kullanabileceğimiz anlamı çıkmamalı. Hakaretin bizatihi kendisi asla başvurulmaması gereken bir davranış.  Bir gazeteci, hiç kimseye, hiçbir gerekçeyle hakaret etmemeli. Düşünceyi, hakarete başvurmadan ifade etmek, fikri tartışmaların medeni bir düzeyde yürümesini sağlar. Hakaretler ise tartışmalara değil kavgalara kapı aralar.  

O kadar çok yazdım ki, Doğan Yayın İlkelerini hatırlatmıyorum bile…

 

Bir düzeltme

Ahmet Hakan, “Putin hakkında 10 tuhaf bilgi” başlıklı yazısında Rusya Devlet Başkanı Putin’in son on yılda “ikisi de birbirinden tuhaf, birbirinden kötü iki kitap okuduğunu” yazdı. Kaynağı da, Hürriyet Pazar Eki’nde yayınlanan Putin hakkındaki bir yazıydı. Orada “Kitaplarla arası yok. Danışmanlarına göre, görevi sırasında iki roman bitirdi” bilgisi veriliyordu.

Bülent Özer adlı bir okur, bu bilgilere itiraz etti. İnternette araştırınca, “Putin’in geniş bir yelpazede birçok kitap okuduğunu gördüğünü”  yazdı. Okurun eleştirisini Ahmet Hakan’a ve Hürriyet Pazar’daki yazıyı hazırlayan Yenal Bilgici’ye ilettim. Bilgici, kendisinin “kötü”, “tuhaf” ve “son 10 yıl” gibi yorum içeren ifadeleri kullanmadığını vurguladı:

“Benim yazımda ‘iki roman’ diyor; arada bir tarih üzerine de okurmuş, bu, hemen altındaki maddede geçiyor zaten. Bu notları İngiliz gazeteci Ben Judah’ın kitabından aldım. Judah kitabında ‘En yakınlarının anlattığına göre, roman hiç sevmez.  Görevi boyunca iki roman okudu’ bilgisi veriyor. Yine Judah, günlük idmanından sonra Putin’in bazen ağır tarih kitapları okuduğunu da söylüyor.

Kendi payıma, ‘Kitaplarla arası yok’ cümlesini ‘Romanlarla arası yok’ diye kullanmalıydım, diyebilirim. Ama ‘roman’ ibaresini vurguladığım ve bir sonraki maddede ‘En çok, bizde Deli, Batı’da Muhteşem diye bilinen Çar Petro’nun hayatına meraklı’ diye eklediğim için yanlış anlamaya meydan vermediğimi düşünüyorum.”

Bu bilgiler, okurun itirazını doğruluyor. Putin’in “kitaplarla arasının iyi olmadığı” ve “son 10 yılda iki kitap okuduğu” ifadeleri yanlış. Doğrusu, Putin’in “romanlarla arasının iyi olmadığı, görevi sırasında iki roman ve tarih kitapları okuduğu”. Düzeltmeyi okurların bilgisine sunmuş olalım.

 

Okurdan kısa kıs:

Sinan Emre: Bir başlık ancak bu kadar yanlış olabilir. “400 kadınla birlikte olmak”tan ne anlamalıyız? Bir erkeği göğe çıkarmak için kadını ezmek neden? Erkek “yattığı” kadın sayısı itibariyle yüceltilmesi gereken bir varlık mıdır? Magazin haberlerinde okunmak adına eril bir dil kullanmaktan vazgeçin. (13 Aralık)

Not: Başlığı çok sayıda şikâyet alan bu haber, aynı zamanda internette en çok okunan haberlerden biriydi; tam 160.984 kere tıklanmıştı.

Yusuf Kaner: Ufak yanlışlar, sehven yapılan hatalar hoş görülebilir. Kameriye yerine ısrarla kamelya yazmak bilgisizlikle açıklanabilir. Örnek, 9 Aralık’ta Ekonomi bölümünde 16. sayfadaki “Hani park olacaktı” haberi. 

Cevdet Özcan: 9 Aralık’ta bulmacada yukardan aşağı 12.soruda “basur” sorulmuş. Cevabı “emoroit” çıkıyor. Doğrusu “hemoroit” olması gerek.

Neylan Taneri: Konu 7 Aralık nüshanız, sayfa 8. “Azerbaycan’da petrol karası” . Kaza yerine kara yazılmış. Çoktandır düşünüyordum, aynı nüshanızda köşenizdeki tenkitleri okuyunca ben de yazayım dedim.

Uğur Yurt / Cevdet Özcan / Sami Kaygın: Hürriyet’in bugünkü (11 Aralık) spor sayfasında (33) UEFA Avrupa ligi gruplarındaki puan cetvellerinde kopyala yapıştır hatası yapılmış. B/C/D/E/F grubu kutularının beşinde de Hollanda-Macaristan-Romanya ve Türkiye yazıyor.

Not: Anadolu baskılarındaki bu hata, daha sonra şehir baskılarında farkedilerek düzeltilmiş.

Bülent Özel: Anadolu Efes’in Yeşilgiresun Belediyespor’u yendiği basketbol maçının haberinde “üçüncü çeyrek biterken” Efes’in 73-69 galip olduğu yazılmış. Ancak Efes karşılaşmayı da 73-69 ile kazanmış. (14 Aralık)   

Not: Üçüncü çeyrek, 53-50 bitmişti.

Emre Dicle: Spor sayfanızda Fenerbahçe taraftarlarının tribün şovunu anlatan “Yonca göndermesi” kutusunda “No need for four- leaf, just believe! (Dört yaprağa gerek yok sadece inanın)” yazısını “Dört yaprağa az kaldı” olarak çeviren arkadaşınızı tebrik ediyorum hayal gücünden ötürü. (11 Aralık)

Tuğrul Değirmenci: Bugün Ankara Eki’nde ikinci sayfada fotoğraf üzerinde iki kez “Rusyalı” yazmışsınız. Ama doğrusunu da biliyor olmalısınız. Haberin içinde “Rus” diye yazıyor. Doğrusu da o. Rusyalı olmaz, Rus olur. (14 Aralık)     

Uğur Yurt: Bugünkü ekonomi bölümünde dokuzuncu sayfada İsviçre diye İsveç bayrağı konulmuş. (15 Aralık)

Fikri Kulakoğlu:  Hürriyet’i satın alıyorum, zaman zaman internet ortamında da takip ediyorum. Ama son günlerde açılan her pencerede sesli reklamların çıkmasıyla, ortalık birden bire savaş alanına dönüyor; ne olduğunu anlayamıyoruz. Artık bezdirecek hale gelmeye başladı.

Orkun Bozkurt: Sevgili Hürriyet, bir ara 17-25 Aralık yolsuzluklarını da haber yapmayı düşünür müsünüz? Hani tam zamanı da ondan diyorum eğer bir maniniz yoksa...

Not: 17 Aralık operasyonunun yıldönümü hakkındaki haberlere internette aynı gün, basılı gazetede ise ertesi gün yer verildi.

Birgül Ergev: 16 Aralık’ta İzzet Çapa imzalı yazıda “şeb-i aruz” diye yazılmış. Doğrusu “şeb-i arus” olacak. “Düğün gecesi” anlamındaki bu tamlamanın “aruz” ile bir ilgisi yok. Çok karşılaşılan bir hata.

A. Feridun Gündoğdu: 15 Aralık’ta “1500 tanklık üretim” yazısını görünce şaşırdım. Çünkü tank denince aklımıza savaş aracı geliyor. İçeriğini okuyunca anladım ki, süt soğutma tankı imiş. Maksadınız sansasyonsa başardınız.

Hüsamettin Biçer: Web sitenizde Cumhurbaşkanı ve Başbakan kaynaklı tüm haberler “Önemli açıklamalar” başlığıyla veriliyor. Şimdi bu kapsama Enerji Bakanı da dahil oldu! Bu türde okuyucu yönlendirme başlıkları ne kadar etik?

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 21 ARALIK 2015

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).